Cihan Canuyar’dan Manisa siyasetine ince ayar

Manisa siyasetinin tanınmış ailelerinden Canuyar’ların yeni nesil siyasetçisi 39 yaşındaki Cihan Canuyar, İYİ Parti’den Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı oldu. Adaylık başvurusu için İYİ Parti Genel Merkezi’ne giden Cihan Canuyar, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile bir araya geldi. Canuyar Ankara dönüşü ilk röportajını ayağının tozuyla ManisaTürk’e yaptı. ManisaTürk’ten Berna Memiş’in sorularını yanıtlayan Cihan Canuyar cesur açıklamalarda bulundu.

Özel Röportaj: Berna Memiş

Canuyar Ailesi Manisa’da başarılı bir siyasi geçmişe sahip.  Manisa’nın siyasi tarihinin uzunca bir döneminde Canuyar imzası bulunuyor… Ailenizin bu siyasi geçmişinden biraz bahseder misiniz?

Evet. Dedem Rifat Canuyar 1946 yılında Manisa’da Demokrat Parti’yi kurdu ve il başkanlığı yaptı. Demokrat Parti Ocakları’nı açan adam. 1960 ihtilalinde, ihtilale ve silahların süngüsüne karşı Menderes’in resmini duvara asarak bağlılığını gösterdi. Yani ihtilal akşamı, düşünün ihtilal olmuş birisi çıkıyor ve evinin duvarına menderesin resmini asıp herkes görsün diye perdeyi açıyor.  Bu bir cesaret örneğidir.   1961 yılında Ragıp Gümüşpala ile birlikte hareket ederek Adalet Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.  Adalet Partisi’ni kurdu, geliştirdi ve misyonuna davasına devam etti.

Babanız Ümit Canuyar ile amcanız Selahattin Canuyar dedenizin başlattığı bu siyasi harekete nasıl dahil oldular?

1961 yılında babam Ümit Canuyar Adalet Partisi Gençlik Kolları’nda aktif siyasi hayatına başladı.  1971 muhtırasına ailem muhatap oldu. 12 Mart 1971 yılında Süleyman Demirel başbakanlıktan indirildiğinde ailem Adalet Partisi mensubuydu. Sonrasında 1979 yılında sevgili babam Ümit Canuyar Adalet Partisi Manisa İl Başkanı oldu. Amcam Selahattin Canuyar Adalet Partisi Manisa Merkez İlçe Başkanı oldu. 1980 yılında 12 eylül darbesinde babam Adalet Partisi İl Başkanı’ydı. Evimize asker geldi babamızı almaya. Biz bugünleri yaşamış bir aileden geliyoruz.  Sonra babam siyasi yasaklı hale geldi.  Önce büyük Türkiye partisini kurdular ama Kenan Evren veto etti. Daha sonra Doğru Yol Partisi’nin kuruluşunda yer aldı babam. Siyasi yasağı kalktığında DYP İl Başkanı oldu. Daha sonrasında 1984 yılında DYP Belediye Başkan Adayı oldu.  1986 ara seçiminde babam milletvekili seçildi. 3 dönem milletvekilliğine devam etti. 1994 yılında amcam Selahattin Canuyar Manisa Belediye Başkan Adayı oldu.  Benim ailemde babam da amcam da Manisa Belediye Başkan Adayı olup kazanamadılar.  Babam milletvekilliğine devam etti. Amcam DYP İl Başkanı oldu.  Sonrasında Tansu Çiller’in DYP’ye gelmesiyle beraber DYP’de antidemokratik bir yapı oluşmaya başladı. Biz demokratik yapıdan gelen bir aile olduğumuz için buna karşı durduk ve aktif siyasetimiz sonlandırdık.

 

Babanız Ümit Canuyar nasıllar?  Sağlıkları iyi mi? İYİ Parti’den büyükşehir belediye başkanlığı için  aday adayı olmanızı başta babanız olmak üzere ailenizin diğer fertleri nasıl karşıladı?

Babam benden daha heyecanlı bir durumda. Bütün gün benimle birlikte bu işin içinde. Anket yapıyor. Çalışmalarda bulunuyor. Sadece babam değil tüm ailem arkamda olduklarını ve beni destekleyeceklerini söylediler. 70 senelik siyasi hayatımızda oldukça güzel bir şekilde temsil ettiğimiz bu bayrağı birlikte daha ileriye taşıyacağız. Babam çok iyi sağlığı yerinde.  Geçtiğimiz gün 24 Aralık’ta doğum gününü kutladık. 79 yaşında. Benim adaylığım söz konusu olursa kendisinin de sahaya ineceğini söylüyor.

Son yıllarda Canuyar ailesinden sizin adınız daha ön planda. Kısaca kendinizden bahseder misiniz? Sizin siyasete girmeniz nasıl oldu?

Ben 1980 doğumluyum, 39 yaşındayım. Evli ve bir çocuk babasıyım. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi okudum. 2006 yılında aktif siyasetime başladım. DYP İl İkinci Başkanlığı görevimi aldım. Sonrasında 2010 yılında Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi birleşerek Demokrat Parti adını aldı. Babam bu birleşmede geçici olarak il başkanlığı yaparak ağabeylik görevini yerine getirdi. O il başkanlığını bıraktığı zaman ben teşkilat başkanlığı görevini aldım. 2012 yılında da DP deki aktif siyasetimi sonlandırdım. 2014 yılında ben  Menderes’in Işığı Derneği’ni kurdum. Adnan Menderes’i yeni nesillere anlatabilmek; onun misyonunu, vizyonunu,  yaptıkların ve mücadelelerini yeni nesillere aktarmak hedefiyle… Menderes’in AK Parti’ye ait olmadığını, Menderes’in bizim misyonumuzun kurucusu olduğunu ve bizim vizyonumuzun manevi lideri olduğunu ifade etmeye çalıştım.  Muhalefetime devam ettim. Ben 2002 AKP’nin muhalifiyim.

Muhalifsiniz ama ne ilginçtir ki günümüzde Adnan Menderes’i en çok anan en çok gündeme taşıyan ve onun icraatlarından sık sık bahseden hep AKP ve Erdoğan oluyor.. Muhalifsiniz ama Menderes noktasında birleşiyorsunuz..

Şimdi Demokrat Parti tabi zayıfladı. Eski gücü yok. Hatta şu an binde 5 ‘li rakamlarda bir oy potansiyeli var. Eskisi gibi teşkilatları da yok. Dile getirebileceği bir atmosfer de yok. Basın da zaten yer vermiyor. Demokrat Parti’ye şu anda. Artık gücü zayıfladığı için muhtemelen. Şunu ifade etmeye çalışayım Menderes’e sahip çıkmak sadece onu anmak değildir. Onun felsefesini özümsemektir. Menderes 1946 yılında “Yeter Söz Milletindir” diyerek Türkiye’ye demokrasiyi getiren adamdır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yapamadığı tek şey hakimiyeti millete vermekti. Yani çok partili hayata geçemedi. Birkaç deneme yaptı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi bazı girişimlerde bulundu. Ama maalesef ki onlar olumlu sonuç vermedi. 1946 yılında Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’dan oluşan dörtlü, bizim kurucu banilerimiz bunu başardı ve hakimiyeti millete verdi. Çok partili hayata geçtik. Bizim çıkış noktamızda demokrasi var sandık var ön seçim var. Bugün menderesi zikredenler ananlar Menderes’in felsefesinden maalesef ki uzaklar. Ben bakıyorum 20 yıldan beri ülkemizde faşizan bir yönetim var. Tamam karizmatik bir lider söz konusu. Tayyip Erdoğan için bir şey diyemem karizmasıyla, liderlik özelliğiyle teşkilatını toparlayabiliyor, güçlü bir lider. Ama baktığınız zaman Türkiye demokrasiden uzaklaşmış bir durumda. Hani sandık hani ön seçim? Bakın bugün Manisa’da beş tane vekili olan AK Parti aday çıkartamıyor. Bugün yüzde 40 ‘ın oy verdiği AK Parti ön seçim yapmıyor, milletvekilleri merkez yoklamasıyla merkezden tayin ediliyor.  Belediye başkan adayları merkezden tayin ediliyor. Bunun demokrasi neresinde?

 

Öyleyse biraz Manisa’yı konuşalım. Manisa’daki yerel seçim atmosferinden bahsedelim.  Şu andaki duruma göre Cumhur İttifakı’nın Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cengiz Ergün..  AK Partililer ise bu duruma içten içe tepkili..

Şimdi tabi şöyle okumak lazım olayı. 10 yıldan beri birbirine muhalefet olan iki parti. Yani Cengiz Ergün’ün AK Parti’deki yetkililere yaptığı olaylar basına yansıdı zaten. Onlara karşı bakış açısı belli. AKP’lilerin de Cengiz Ergün’e bakış açıları belli. Manisa’daki Cumhur İttifakı’nı zoraki bir birliktelik olarak görüyorum..  Tabi AK Parti’nin daha önce  büyükşehir belediyesini alamaması ve Cengiz Ergün’ün kazanmış olması; buradaki alışverişte MHP ile AKP arasındaki anlaşmada MHP’yi ön plana çıkardı. Cengiz Ergün 10 senedir tabi ki olumlu işlere de imza atmıştır ve kendisi Manisa’da bir marka olmuştur. Bunu kabul etmek lazım. Biz neticede yarın aday olursak karşısına çıkacağız ama biz memleketimiz için bir çivi çakanı her zaman minnetle anarız. Ben hep aynı doğrultudayım. Fakat zoraki bir birlikteliktir. Yarın dağılacaktır ve dağılmaya mahkumdur.  Dağıldığı noktada da eğer Cumhur İttifakı böyle giderse başarılı olamaz. Bugün kol kola girenler yarın birbirine muhalefet etmeye devam edecekler. Doğru bulmuyorum.

Manisa’da AK Parti ve Cengiz Ergün birlikteliğini mantık evliliği olarak mı görüyorsunuz? Sizce bu ittifak AKP için mi yoksa MHP ve Cengiz Ergün için mi bir artı sağlıyor?

Evet mantık evliliği olarak görüyorum. Ve gönülden AKP’lilerin MHP’ye oy vereceklerini düşünmüyorum. Cengiz Ergün 2009’da ilk çıkış noktasında muhalefet özelliğiyle, muhalefetin adayı olarak, Manisa’nın muhalefet lideri olarak ortaya çıktı. Muhalefeti arkasına topladı. CHP’lisi de eski DYP’lisi, ANAP’lısı da herkes kendisine oy attı. Belediye başkanı oldu.  2009 yılında MHP’nin oyu yüzde 20’ler civarındaydı. Ama Cengiz Ergün 30 küsür oyla belediye başkanı oldu. Bu ne demektir? Muhalefetten oy alması demektir. 2014’te de aynı şey yaşandı. Yine muhalefetti, muhalefeti arkasına aldı ve yüzde 41 ‘lik oy ile belediye başkanı oldu.  Ama bugün o muhalefet tarafından çıkıp cumhur ittifakı tarafına geçti. Şu anda onu iki dönemdir seçen halk kitlesinden uzaklaştı. Ben durumu böyle okuyorum.

İyi Parti’nin Manisa Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle, aradaki görüşmeler olumlu sonlanırsa Selçuk Özdağ’ın İYİ Parti’den aday olacağı konuşuluyor..

Selçuk bey bizim yakın dostumuz. Kendisi üç dönem Manisa milletvekilliği yaptı. Manisa’da güzel işler yapmış olan bir isim. Son seçimlerde partisinden milletvekili gösterilmedi. AK Parti’den Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığı başvurusu yaptı. Son saniyeye kadar da AK Parti’nin aday adayıydı. Henüz adaylar netleşmediği için halen de daha AK Parti’nin aday adayı diyebiliriz. Şimdi ben şöyle düşünüyorum. Son saniyeye kadar AK Parti’den aday adayı olan bir isim, Son saniyeye kadar aday gösterilmediği takdirde diğer tarafa geçtiği zaman ben bunu doğru bulmam, doğru bir hareket olarak görmem. Bu Selçuk Özdağ da olsa başka biri de olsa aynı fikirdeyim. Ama üç ay önce Selçuk bey,  aday gösterilmediği zaman gelip iyi partililere; “Ben İYİ Parti tarafındayım, ben artık sizinle beraber çalışacağım ve ben aday olmak istiyorum” deseydi, çok daha olumlu bir hareketin içerisinde olurdu. Buna mukabil ben ne olursa olsun Manisa’nın çocuğuyum, Manisalılık ruhuna inanırım, yarın aday olursam etrafımda Manisa’nın çocuklarını toplayacağım, onlarla birlikte hareket edeceğim. Onlarla güzel işlere imza atacağım. Yıllardan beri kıyıda kenarda köşede göz ardı edilen Manisa’nın çocukları ön plana çıkacak. Burada Selçuk bey milletvekili olabilir, artık yeni sistemde malesef demokratik yapıdan uzaklaştığımız bu yeni sistemde, başka bir vilayette doğmanıza rağmen herhangi bir vilayette milletvekili olabiliyorsunuz. Ama belediye başkanlığı çok önemli bir şey. Belediye başkanı olabilmeniz için orada mezarlarınız olması lazım. O şehrin uzun yıllardan beri çamurunu yutmuş olmanız lazım. Burada Selçuk bey Manisalı değildir. Manisalı olmadığı için ben Manisalı olmayan bir belediye başkan adayını doğru bulmam. Kim olursa olsun. Selçuk beyin şahsıyla alakalı hiçbir olumsuz düşüncem yok ama ben olayın mantığını açıklıyorum size. Sadece büyükşehir değil diğer ilçe belediye başkanları da Manisalı olmalıdır. Bu şehri Manisalılardan daha fazla tanıyamaz.

İYİ Parti Manisa Teşkilatı ile bütünleşebildiniz mi? Aranızda bir bağ kuruldu mu?

Ben teşkilatçıyım. Siyasi kültürümde teşkilat odaklı siyaset yapmayı severim. Teşkilat olmadan bir siyasi aktör başarılı olamaz. Teşkilatın sevgisini saygısını kazanmayan birisinin muvaffak olması mümkün değildir. Ben İYİ Parti Manisa Teşkilatı ile kucaklaştım. Aylardan beri onlarla beraber oldum. Onlarla yedim onlarla içtim. Onlara şunu söyledim: “Siz değerlisiniz, siz ne derseniz o olmalı” dedim. Gerekirse sandık getirelim, sandık koyalım dedim, Adaylarınızı sandıkla belirleyin dedim. Teşkilatların önemini vurguladım.

Ankara’dan geliyorsunuz. İYİ Parti adaylık başvurunuzu İYİ Parti Genel Merkezi’ne sundunuz ve Meral Akşener ile bir araya geldiniz. Bildiğim kadarıyla İYİ Partililerle birlikte bir otobüs toplanarak gittiniz Ankara’ya. Nasıl geçti Ankara?

Evet il ve ilçe teşkilatları mensupları vardı, 50 kişi gittik. Otobüsle gittik otobüsle döndük. Dönerken kar muhalefeti dolasıyla yolda kaldık. Çok eğlenceli de geçti. Manisa İYİ Parti Teşkilatı çok tecrübeli insanlardan oluşan bir teşkilat.  Zamanında MHP ve diğer partilerde siyaset yapmış arkadaşlar, işinin ehli arkadaşlar, cesur arkadaşlar, mert arkadaşlar. Beklentisiz koşan insanlar ve ben onlarla beraber yol yürümekten şeref duyuyorum. Chp, İYİ Parti, Demokrat Parti hatta katabilirsek Saadet Partisi ile birlikte sağlam bir muhalefet bloğu oluşturup sahaya çıkacağım.  Aday gösterilirsem seçimi alacağıma inancım tam.

İYİ Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal’dan ve  İYİ Parti İl Başkanı Hasan Eryılmaz’dan da bahsedelim yeri gelmişken? Neler söylersiniz kendileri için?

İl başkanı ve milletvekili hakkında mutlaka bazı muhtelif dedikodular var ama. Bu partinin bir il başkanı var Hasan Eryılmaz, bir milletvekili var o da Tamer Akkal. Hep beraber kol kola hareket etmek lazım. Birbirimize hoşgörülü olmak lazım. Elbette ki hepsinin söz hakkı vardır. Onların da dinlenmesi lazım.

Dedikodular dediğiniz nedir?

Yani araları bozuk gibi laflar çıkıyor. Öyle bir şey yok. İyi Parti’de birbiriyle kırgınlığı olan insan görmedim. Gerçekten seçime hazır, dinamik ve ümitli bir teşkilat var.

Anladım.. İYİ Parti’den aday adayı olmanızla beraber Tamer Akkal ve Hasan Eryılmaz’ın size yaklaşımları nasıl oldu?

Meral Akşener’in yanına benimle beraber geldiler sağ olsunlar. Hasan Eryılmaz uçak biletini aldı gitti ve orada bizi karşıladı. Beraber girdik Genel Başkanımıza..

Uçak bileti derken?

Yani kendisi gitti. Uçak biletini aldı gitti. Bizimle birlikte otobüsle gelmedi. Ona gerek yok. Orada karşıladı bizi. Tamer Akkal zaten grup toplantısı olduğu için Ankara’daydı. Sağ olsun o da bizi ağırladı. Mecliste yemek yedik hep birlikte. Hasan bey bizi genel merkezde bekledi. Biz önce mecliste grup toplantısına katıldık. Yemeğimizi yedik. İstişaremizi yaptık. Sonra hep beraber genel merkeze geçtik.  Genel Merkezde kucaklaştık. Tamer bey de Hasan beyle kucaklaştı. Sonra hep birlikte milletvekili ve il başkanı ile beraber genel başkan yardımcılarını ziyaret ettik. Sonrasında da genel başkanımızı ziyaret ettik.

 

Manisa’daki İYİ Parti – CHP ittifakının büyükşehir adayları arasında adı geçen isimlerden bir tanesi de Orkun Şıktaşlı..  Orkun Şıktaşlı’nın büyükşehir adaylığı hakkındaki düşünceleriniz?

Orkun bey yıllardan beri ön planda olan siyasi bir aktördür. Tabi ki şunu söylemek isterim.  Ben siyasette düz giden bir adamım. Beni kolay kolay başka bir kulvara taşıyamazsınız. Şu anda da durumu şöyle okumak lazım. Ben yıllardır muhalefet bir kimlik olarak muhalefet ruhunun bir temsilcisi olmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partililerin de aynı şekilde İYİ Partililerin de Demokrat Partililerin de aynı şekilde Saadet Partililerin de aynı şekilde.  Bu ruhun bir önderi olmak istiyorum. Orkun Bey’in daha önce muhtelif adaylıkları da söz konusu oldu.  Doğru Yol Partisi’nden Manisa Belediye Başkan Adayı’ydı.  Daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’nden aday adayı oldu.  Sonrasında  AK Parti’den belediye meclis üyesi seçildi. Sonra AK Parti’den ayrılarak bağımsız oldu.  Şimdi ise Cengiz Ergün’e yakın bir isim, yakınlığı olduğu görülüyor yani. E biz tabi bu yaşımıza kadar bu saate kadar Demokrat Parti’nin bir mensubu olarak kaldık. Ben yıllardır bana gelen teklifleri hep geri çevirdim. Uygun bulmadım kendime.

Aday olursanız?

Benim hiçbir makamda gözüm yok. Ben bir makam sahibi olmak için değil hizmet etmek için bir yerlere talibim şu anda. Bütünleştirici olmak istiyorum. Bugün zikredilen adayların hepsini gezeceğim. Buyurun beraber yürüyelim diyeceğim. Orkun bey dahil Selçuk bey dahil.

 

Selçuk Özdağ aday gösterilmezse sizinle birlikte İYİ  Parti için dolaşır mı veya Orkun Şıktaşlı? Hasan Geriter? Ali Suat Ertosun? Siz aday gösterildiğiniz takdirde sizinle kapı kapı dolaşıp İYİ Parti için oy isterler mi?

Ben teklif ederim. Benim kapım herkese açık. Ben hepsine gideceğim. Ben hepsinden rica edeceğim. Buyrun gelin hep beraber olalım diyeceğim. Manisa için güzel işlere imza atalım diyeceğim. Benim çünkü hiçbir çıkarım yok.  Aday adayları arasında Hasan Geriter’in de ismi geçiyor evet.. Hasan bey yıllardan beri esnaf odası başkanlığı yapan birlik başkanlığı yapan sevdiğimiz bir büyüğümüz. DYP merkez sağ kökenli bir büyüğümüzdür. Saygı gösterdiğimiz bir insandır. Burada değerlendirme olarak baktığımızda ben ona olumsuz bir şey söyleyemem. Ali Suat Ertosun aynı şekilde Yargıtay üyesidir, HSYK üyesidir. Manisa’da çok olumlu işlere imza atmıştır. Manisa’nın bir çocuğudur. Çizgili bir insandır, dürüst bir insandır. Manisa’da Sümerbank Tekstil hadisesini ortaya çıkaran ve Beyaz Fil’in yıkımını engelleyen kişidir. Kendisiyle ilgili olumsuz hiçbir şey söyleyemem.

– Her yerde Manisalılık ruhundan bahsediyorsunuz.. Nedir bu Manisalılık ruhu?

Ben Manisa’da yaşadım. Benim mezarlarım Manisa’da. Dedem, babam, amcam  Manisa’da hizmet etti, babam Manisa’da hizmet etti ve ben de Manisa’da hizmet etmek istiyorum. Dört yıllık üniversite hayatım dışında hiç Manisa’dan ayrılmadım. Manisa dışında bir yerde hiç evim yok.  Berna hanım Manisa’da en büyük eksik Manisalıların sessiz kalması, kıyıda köşede kalması. Bu genelde de böyle. Bakın daire müdürlerine..  Bana bir tane Manisalı gösteremezsiniz. Manisaspor’umuz var bizim. Manisaspor’un durumu ortada. Manisaspor sahipsiz. Bu zamanında tribünlerin dolu olduğu, Süper Lig’te birinci sırada olan bir takım. Şimdi ne oldu? Manisalılar sahip çıkmıyor. Biz hiçbir değerimize sahip çıkmıyoruz. Dışarıya gittiğiniz zaman Manisalı ne var? Mesir macunu.. Ben gittim genel merkeze Manisa’dan ne götürdüm? Mesir macunu. Başka hiçbir şey yok. Tanıtabileceğimiz bir şeyimiz yok. Lobimiz yok. Ankara’da bir gücümüz yok. Ankara’da hangi Manisalılar bir araya gelecek de lobi yapacak? Manisa’ya işte bakıyorsunuz.. Bülent Arınç dışında bakanlık verilememiş. Yeni verilmiş bakanlık daha yeni.. 20 sene sonra bir tarım bakanımız oldu. O da çok fazla Manisa ile bağı olan bir isim değil. Babası Eski Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli.  Ben şu anki bakanı hiçbir zaman Manisa’da çarşıda pazarda görmedim. Manisa’nın  çamurunu tozunu yutmuş bir insan olduğunu düşünmüyorum. Başka yerde yaşamış. Ondan diyorum Manisalılık ruhu benim en büyük projem. Manisalılık ruhunu geliştirelim. Manisa’dan değerler çıkartalım. Bakanlar çıkaralım, milletvekilleri çıkaralım, büyük insanlar çıkartalım.

Evet Manisa geçmişte bu konuda birkaç  adım daha öndeydi..

Geçmişe baktığımız zaman benim manevi liderim Süleyman Demirel her zaman Manisa’ya bakan vermiştir. İki bakan bile verdiği oldu. 1991 senesinde Manisa’da iki bakan vardı biri Maliye Bakanı Sümer Oral, birisi de Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Akın Gönen. İki bakanla temsil edilen bir şehirden söz ediyoruz. Bülent Arınç bakan oldu Manisa’ya verilmedi ki. Bülent Arınç dört kurucudan birisi olduğu için bakan oldu. Manisa’nın özelliği olduğu için bakanlık verilmedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu habere de bakabilirisiniz

Atatürk’ün öldüğü yıl kuruldu, 273 çeşit incir fidanı koleksiyonu oluşturuldu

Dünyanın en önemli incir üretim merkezi olan İncirliova Erbeyli’de Atatürk’ün ölüm yılında kurulan İncir Araştırma …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: