Dünya Tarihi (1.Bölüm)

Dünya Tarihi (1.Bölüm)

 

Dünya tarihi açısında büyük sırlarla dolu. Biz insanlık tarihinde şu ana dek en gelişmişi  olarak kabul ediyoruz kendimizi. Fakat bu tez artık yavaş, yavaş yok olma aşamasın gelmeye başladı. Bu konu ile ilgili pek açıklama yapamayacağım ama spekülasyon  mudur, gerçek midir bunu zaman göstereceğini hep birlikte göreceğiz. Şimdi anlatacağım sadece araştırmalarım neticesinde karşıma çıkan sonuçlar.

Orta Asya’nın altında şu an hint okyanusu bölgesinde yer alan bölgede bulunan Mu kıtası da var olan uygarlık. Bu uygarlığın adı Kadinler olarak adlandırılıyor. Bizim bildiğimiz teknolojinin daha üst seviyelerine çıkmış. Anlatılana göre bu uygarlık tamamen bağımsız enerji ile yaşamlarını sürdürür duruma gelmiş. Demek istediğim kablosuz enerji biçimi. Kablosuz elektriği bizim zamanımızda ilk olarak Nikola Tesla kullanmıştır. İnsanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük dahilerden biri olan Nikola Tesla’nın 1890′lı yıllarda üzerinde çalıştığı fakat tam olarak bitiremeden hayata gözlerini yumduğu bir proje olan kablosuz güç iletimi, şimdilerde bilim çevrelerinde yeniden popüler hale geldi. Nikola Tesla o yıllarda kablo kullanmadan güç iletimi yaparak bir ampulü yakmayı başarmıştı. Şu sıralarda da Mısır’da bulunan Piramitlerinde enerji santralleri olduğu söylenmekte. Tabi Piramitlerin yapılarını incelediğinizde de bu gerçek tamamen gün yüze çıkıyor.  Piramitlerin iç kısmını incelediğimizde hiyerogliflerde de bu kablosuz enerji ile çalışan aydınlatmaları görmemiz mümkün. Bunları neden anlatım asıl konumuz tabi ki bu değil. Asıl konumuz MU kıtasındaki yaşayan uygarlık. konuyu bağlamak gerekirse Mısır’lılar bu Piramitleri yapmayı kimden öğrendi.

MU kıtasında yaşayan uygarlık yaklaşık  10.000 yıl Dünya’da hüküm sürdü. Fakat nedeni tam belli olmayan bir şekilde MU kıtası Hint Okyanusu sularına gömüldü. Mu kıtasının varlığı konusunda bilim adamları M.Ö. 200.000 ile 70.000 yılları arasında Pasifik’te Mu adında Avustralya’dan kat kat büyük bir Kıta olduğu yolunda açıklamaları var. Tabi okyanusun dibine de büyük bir Piramitin olduğu bilinen bir gerçek. Kanıtı ise 1970 yılında Bahama adaları deniz tabanında Dr. Ray Brown tarafından bu piramit görüntülenmiş ve piramitin yanında yollar kubbeler, dikdörtgen binalar, tanımlanamayan metalik aygıtlar ve minyatür piramitleri içeren “gizemli” bir kristalin olduğu heykel de buldu. Florida’ya götürülen kristal incelendi ve kristalin içinden geçen enerjinin arttığı keşfedildi.

Şimdi Dünya’nın tarihine baştan bakalım. MU kıtasında bir uygarlık gelişmiş teknolojisi ile sulara gömüldü. Daha sonra ise buradan kurtulan insanlar Orta Asya dağlarının (himalayalar) altında yeni bir uygarlık inşaa etti. Adı ise AGARTA olarak tarihteki yerini aldı.Fakat bu uygarlık neden yer altını seçti bunu bilmek şu an tam bilinmiyor. Fakat yukarıdan bir tehlike yada dünyanın doğal afetleri yüzünden mi olduğu araştırıldığını biliyorum.  Agarta uygarlığını inşa eden insanlık, toparlanınca yer yüzüne çıkmış ve aynı uygarlığını yeniden inşa etmeye bağlamış. Büyük piramitler yeniden gök kubbeye doğru yükselmiş. Tabi şimdi orta Asya da nerede piramit var diyenleriniz olacak ama ufak bir maps araştırmasında bunu çok rahat görebilirsiniz. Çin hükümeti yıllardır üzerlerini yeşillendirerek bu piramitleri saklıyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde yer alan, Xian şehrine 100 km uzaklıkta Qin Ling Shan dağlarında bulunan beyaz piramitin yüksekliği 300 metre ve etrafından bir çok piramit mevcut. Piramitlerin içinde Mısır’daki mumyalardan daha ileri bir teknoloji ile mumyalanmış insanlar ve Dünya’nın tarihi yazılı tabletlerin olduğu bilinen bir gerçek. Çin hükümeti bu piramitleri neden saklıyor daha sonra belirteceğim. Bir de şamballah uygarlığı ver tabi en az Agarta uygarlığı kadar gelişmiş bir toplum fakat Agarta bilgeliği Şamballah ise kötüğü temsil ettiği belirtilir.

Agarta uygarlığı dağın içinde çıkıp yer yüzüne yerleşip burada bir medeniyet kurunca Şamballah, Agarta’nın Dünya’ya hükmetmesini istemez. Aralarında savaş çıkar. Bir süre bu savaş devam eder ve bir anlaşma yapılır. Belli bir tarihe kadar Dünya’ya Şamballah, daha sonra ise Agarta hükmedecekti. Anlaşmaya göre ilk olarak Şamballah hükmü devir alır ve Agarta Dünya’nın merkezine çekilir.Bir kısmı ise kabile şeklinde yüzeyde yaşamaya devam eder. Dünya yüzeyinde ki piramitler mühürlenir. Agarta sakinlerinde seçilmiş kişilerde kendi teknolojilerini yaymak için Dünya’ya akınlar yapar. İlk kafile Anadoluya yerleşir, onlardan ayrılanlar ise Britanya’ya gider. Britanya’dan ayrılanlar ise Atlantis adasına geçer. Atlantisten ise Küba’ya yerleşirler. Anadolu’ya yerleşen uygarlığın bir kısmı Mısır’a geçer.  Sırasıyla Maya uygarlığını inşa eden Kukulcan, Komegene uygarlığını inşa eden Nemrut,   Mısır uygarlığını inşa eden Ra, Atlantis uygarlığını inşa eden Tantolos  olur. Bu uygarlıkların inşalarına baktığımızda her uygarlıkta ki yazıtlarda MU kıtasını görmek mümkündür. Tabi ki Şamballah bu uygarlıkları tarihten silerek kendi istediği Dünya’yı inşa eder. Savaşlar ve acı dünya’yı sarar. 2. Dünya savaşında bile bu kadar güç kazanan Hitler’in Şamballah ile bağlantısı olup olmadığı bazı bilim adamları tarafından araştırılmaktadır.

Bu kadar bilgiden sonra ben kanımca şu fikrimi ortaya koymak isterim. Türk soyu tamamen Mu kıtasında gelmektedir. Yani Türkler, kızıderililer, kürtler Kadimler ırkının devamıdır.  Çin’deki piramitleri yapan ve yüzeyde kabile şeklinde yaşamaya devam eden toplum Türk soylarıdır. Bunun kanıtı hem piramitlerin içinde hemde Orkun yazıtlarında yer almaktadır. Bu yüzdende Çin eğer bu gerçeği açık bir şekilde gösterirse, Uygur Türklerine yer vermek zorunda kalacaktır. Bu yüzden  Çin Halk Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde yer alan, Xian şehrine 100 km uzaklıkta Qin Ling Shan dağlarında bulunan piramitleri Çin hükümeti yasaklamış ve üzerini yeşillendirmiş ve dağ görüntüsü vermeye çalışmıştır. Dünya’ya medeniyeti tamamen Türkler yaymıştır. Bunu söylemek milliyetçi olduğumu göstermez. Çünkü Atatürk’te Mu Kıtası konusunda araştırma yapılmasını istemiş ve kanıtlara ulaşmıştır. Bu yüzdende “Ne Mutlu Türk’ün diyene” sözünü söylemiştir. Bu sözün arkasında yüceltilmiş veya üstün ırk Türkler kelimesi asla çıkartılamaz. Her insan ırkı eşittir.

 

Şu günlerde Maya takvimi 21 aralık 2012 de biteceği ve Dünya’nın son bulacağı bir söz dolaşıyordu. Biten sadece dönem oldu.  Bu takvim aslında anlaşmanın bittiği tarihi gösteriyor. Bu tarihte Şamballah hükmü Dünya üzerinden kalkacak ve hüküm Agarta uygarlığına geçecek. Tabi Dünya depremlerle ve kutup değişimi gibi bir felaketle mi yeniden şekillenir bunu zaman gösterecek. Ama bilinen o ki… 21 aralık 2012’den sonra çok şey değişecek. Sizce de son günlerde artan felaketler ve insanların ayaklanması buna bir örnek gösterile bilir mi?

Bu habere de bakabilirisiniz

Manisa’ya gelen işçilerin koronavirüs bulaştırma riski..

DÜNYA’NIN GÖZÜ KULAĞI ‘KORONA BORSASI’NDA Kimilerine göre 2019 yılının Aralık sonunda kimilerine göre de 2020 yılının …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: