Gidenlerin ardından…

Demokrat Çaycuma gazetesinin sahibi Hasan Ataman hayatını  kaybetti.

Son zamanlarında HASAN ATAMAN’ın ARDINDAN…

Gazeteci-Yazar, köşe yazıları yazdığım, güzel insan  Demokrat Çaycuma gazetesinin sahibi Hasan Atamanı 2 Nisan Pazar günü yitirdik (Edinilen bilgilere göre 1953 Çaycuma-Gemiciler doğumlu Hasan Ataman geçirdiği kalp kirizi sonucu hayatını kaybetti)…

Şu hayat ne garip: Tam da en verimli çağında bu güzel insanı yitiriyoruz. Oysa neler tasarlıyordu. Yazacak anıları, kitaplar, araştırmaları vardı. Şimdi onları değerlendirme olanağı kaldı mı, var mı ? Bilmiyorum. Belki meraklı biri çıkar, bunu başarır. Ama neye yarar. O eserini göremeyecek ki !

*
Geçen yaz, ilk kitabımı çıkardığımda hem onu ulaştırmak, hem de gazetenin geleceği konusunda neler düşündüğünü konuşmuştuk. Bezgindi yaptığı işte. Vefasızlıklar yaşadığını, sıkıntılı olduğunu, bıkkınlığını sezmiştim. Moral vermiş, Çaycuma’da bir araya gelmek isteğimi de belirtmiştim. Beni rahatsızlıklarım engel oldu. Buluşamadık. Halen köşe yazmaya devam ediyorum ve gene de yazmayı sürdüreceğim. Bu benim ona vefa borcumdur…
*
35 yıldır çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazdım, genel yayın yönetmenliği- yazı işleri müdürlüğü yaptığım gazete ve dergilerden sahiplerinden maddi hiç bir yararım olmadı. Zaten olamazdı da: ÇÜNKÜ BEN ÖZGÜRDÜM YAZARKEN. HİÇ BİRİ SANSÜR UYGULAYAMADI.

BUNU HİSSETTİĞİMDE BIRAKTIM BU UĞRAŞI. Örnek mi? Devrek Postası mesela: “Biz 0 adamın yazılarını basmıyoruz demişti sahibi. Hatta arşivlerden birini benim akıp vermediğimi söyleme yalanını bile söyleyip, o ciltte yazıları olan birini bana musallat bile etmişti…

*
Devrek Haber gazetesini yönettim üç yıl. Sahibine teslim ettim. Dergi çıkarıyor. Ne gazetede ne dergide yazılarıma veri bile vermiyor. BOYNUZ KULAĞI GEÇTİ, ŞİMDİ BENİM SAĞLADIĞIM NİMETİN Parsasını topluyor. Emeğimi ve hakkımı asla helal etmiyorum 0’na. İzmir’e yerleşen M.Yaşar Bilen onu bana emanet etti. Ama 0 emanete hıyanet etti. Ben onu kazık olarak Devrek’e bıraktım.

*

Demem şu ki, Ataman da kim bilir ne dramlar yaşadı mesleğinde.
Bundan sonra gelecek olanlara ibret olsun diye yazdım. Ben yazacak olduktan sonra çok olanağım var. Sadece Facebook’ta değil dört gazetede, üç dergide yazmaya da devam ediyorum…

*
Ben de çok bıkkın ve sıkıntılı olsam da, yazma uğraşımı sürdürüyorum. Mürekkep kokusunu tadan birisi bilir bu duyguları. Bundan sonra Hasan Bey’in mirasına sahip çıkması ise dost Sami Dinç’e çağrımı yineliyorum. Kendisi olmasa bile oğlu Sami Dinç’i buna özendirmeli. Bu hem Ataman’ın ailesine, hem de gazetenin yitip gitmemesi için el ve gönül vermesini rica ediyorum. Zonguldak yerel basının başı, başımız sağ olsun. Işıklar içinde uyusun.

Mustafa Kademoğlu

Bu habere de bakabilirisiniz

Manisa’ya gelen işçilerin koronavirüs bulaştırma riski..

DÜNYA’NIN GÖZÜ KULAĞI ‘KORONA BORSASI’NDA Kimilerine göre 2019 yılının Aralık sonunda kimilerine göre de 2020 yılının …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: