Kayınbiraderi rakip aday olunca ipler gerildi

Ahmetli Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Ahmetli Belediye Başkan Adayı Ahmet Alhan’ın kayınbiraderi Mehmet Eryürek, Millet İttifakı’nın Ahmetli Belediye Başkan Adayı olunca aile arasında ipler gerildi.

Konu hakkında görüşünü aldığımız Ahmetli Belediye Başkanı Ahmet Alhan, Ahmetli’de bu seçimin gergin bir ortamda sürdüğünü dile getirdi. İki dönemdir görevde olan Ahmet Alhan, diğer rakibi Demokrat Parti Ahmetli Belediye Başkan Adayı Refik Kolay hakkında da açıklamalarda bulundu. Refah Partisi’nden bu güne davasından ödün vermeden sağlam adımlarla yolunda ilerleyen Ahmet Alhan ile Ahmetli’yi de değerlendirme fırsatı bulduk..

Röportaj: Berna Memiş

Ahmetli’de ilginç bir seçim oluyor. Kayınbiraderiniz Mehmet Eryürek’in Millet İttifakı adayı olarak size rakip çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayınbiraderim ile hiçbir zaman aynı kulvarda gitmedik. Ben AK Parti’deydim onlar ise hep CHP’liydiler.  Kayınpederim Mustafa Eryürek de dahil olmak üzere yanımda hiç olmadılar. Sadece ve sadece akrabalık ilişkilerimiz ne kadarsa o kadar. Daha once Ahmetli’de iki amca oğlu Refik Kolay ile Hüseyin Kolay da amca çocukları olarak iki ayrı partiden aday olmuştu. Bunlar Ahmetli’de olabiliyor. Demokrasilerde olabiliyor.  Biz kayınbiraderim Mehmet Eryürek ile siyaseten ayrı yerlerdeyiz. Birbirimizle kavga etmedik etmeyiz de. Bizim yanımızda hiç olmadılar. Biz de küsmetik zaten. Geçmişten beri gelen bir durum. Kendisi zamanında CHP’den İl Genel Meclis üyesiydi. O çizgisinden hiç kopmadı. Biz de çizgimizden hiç kopmadık. Akrabalık ilişkileri ayrı. Eşimin ailesi geleneksel olarak CHP’lidir.  Değişmez. Biz de daha önceden bildiğimiz için yadırgamadık. Herkes elinden geldiği kadar asılacak ama Allah nasip ederse Ahmetli sağ görüşte bir ilçedir. Cumhur İttifakı olduktan sonra açık ara alırız diye düşünüyoruz. Sol, geçmişten beri Ahmetli’de etkili olamadı. Yüzde 20’ler yüzde 25’ler onu korurlar. CHP aday bulmakta da zorlandı. İl genel meclis üyeliği yapığı için kayınbiraderimi aday yaptılar diye düşünüyorum.

Aday gösterilmesinde sizinle akraba olmasının bir etkisi olmuş mudur?

Niye olsun ki konuşmuyorum ki adamla. Konuşmaya kalksam kavga ederiz.  Yan yana geldiğimiz zaman patırtı çıkar bizde. O yüzden ben bayramda seyranda denk gelirsem; “Nasılsın iyi misin? Bayramın mübarek olsun” derim o kadar.  Kendisinin adaylığı spontane gelişen bir durum. CHP’nin aday bulumaması sonucu gelişen bir durum. Aslında muhtemelen geçen dönem de aday olacaktı. Başka bir arkadaş çıkınca olamadı. Bu dönem çıkar boyunun ölçüsünü alır bir daha da kımıldamaz heralde.

Eşiniz Ayşegül hanım nasıl karşılıyor bu durumu?

Eşim kesinlikle ve kesinlikle tasvip etmedi. Biraz da sorun edecek hale geldi. Kardeşleriyle babasıyla küsecek hale geleceklerdi neredeyse, ben teskin ettim. ”Boş ver olur” dedim. Kişilik olarak demokrasiye tam inanan biriyim. Kendi oğlum dahil başka partiden aday olabilir. Fakat şuna inanın bizim arzu ettiğimiz bir durum değil. Hoş da değil. Ama olunca yapacağınız bir şey yok.  Tartışma ortamına girilmeye de gelmiyor. Kavgaya dönüşüyor.  Hanım çok üzüldü. Arada kalıyor. Onu ben teselli ediyorum. “Demokrasilerde böyle şeyler olur” diyorum. Birileri ona “CHP’nin adayı senin ağabeyinmiş” deyince mahçup oluyor. Yani bırakırsak ailede küskünlük olacak. Bir aylık bir süreç şunun şurasında. Ömür boyu sürülecek bir küskünlüğe sebep olmasın istiyoruz. Ölümlü dünya hoş seda bırakmak lazım.

Ilımlı bir politika mı izliyorsunuz?

Benim yaşım 60. Benim bu saatten sonra hiç kimseyle kavga etmek gibi bir niyetim yok. Yarına çıkacağımız belli değil. Evet oldukça ılımlı bir siyaset anlayışım var. Bir de Demokrat Parti’den bir aday var. Bazen bana “Başkanım artık biraz sertleş” diyorlar. Ama benim öyle bir uslubum yok. Zaten üçüncü dönemim. Meydana çıktım mı bütün adaylara başarılar dilerim. Kendim daha başarılı olayım diye dua ederim. Bana hep “Senin olduğun yerde rahatız, olayların üzerine anlayışla gidiyorsunuz” diyorlar. Örneğin dün bayrak asılmasıyla ilgili CHP ile arkadaşlar bir yerde tartışmışlar. Hemen o arkadaşı uyardım. “Assınlar” dedim karışma. İsterlerse gelsinler benim evime assınlar. Bayrakla seçim alınmaz. Arabayla seçim alınmaz. İşte bizim gönül belediyeciliği dediğimiz şey.. İnsanların gönlüne girdiyseniz gerisi hikaye.

Seçim döneminde ilişkiler nasıl gidiyor?

Ben olsam herkesle konuşmayı birlikte oturmayı tercih ederim. Adaylarla yan yana gelsek otursak iyi olurdu. Ama ne benim kayınbiraderim ne diğer Demokrat Parti’li aday bu tip adamlar değil. Sanki son şansları gibi.  Geçmişte rakiplerimiz vardı ben onların elini sıkardım. Oturur konuşurduk seçim esnasında. Çünkü adayların birbiri ile ılımlı olması birlikte oturabilmesi seçmeni de tabanı rahatlatır. Aksi halde gerginlik olur. Geçmişten beri öyle yaptık ama bu dönem öyle geçmiyor. Şu anki durum benim sevmediğim bir durum. Kendilerini gördüğüm zaman,  kayınbiraderim dahi düğünde dernekte yani ben bakıyorum selamlaşalım diye yok..  İyice kaptırmışlar kendilerini herhalde. Öbürkü de öyle. Demek ki bu dönem böyle. Birbirimize selam vermeden 31 Mart’ı bulacak.

Dışarıdan bir gözle baktığınızda bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu seçim bizim rahat almamız lazım. Yüzde 42 – 43 oyumuz var. Cumhur İttifakı ile beraber yüzde 50’lerdeyiz burada. Diğer aday çok iyi incelenirse Ahmetli çok iyi bilir. Demokrat Parti’nin adayını.. Ak Parti’den belediye başkan aday adayıydı. AK Parti’den aday olamayınca pat diye karşı tarafa geçeni iyi bilirler. Daha once bir Belediye Başkanlığı yaptı.

Kendisinin bu kadar adı geçtiğini gore Demokrat Parti’nin Ahmetli Belediye Başkan Adayı Refik Kolay daha bir havalı herhalde diğer adaya nazaran?

Tabi tabi havalı evet. Herkese bi havadan bakar ama hiçbir işi yoktur.

Demokrat Parti bu seçimde bir hayli hareketlendi..

Yok yok öyle değil. Koltuk sevdası olanların gittiği yer oldu. Manisa’da da baktığınızda AK Parti’de bir yer bulamayınca gidenler bizde de oldu. Ben bu dönemde bir istekte bulunmadım. Nasip neyse o olsun görüşündeydim. Ben olmasaydım başka bir arkadaşım aday olsaydı vallahi de billahi de yanında dikelirdim. Sonuna kadar da desteklerdim sevmediğim bir adam da olsa. Dava ve ilkeli durmak bunu gerektirir. Gençlik yıllarımdan beri siyaset yapıyorum. Bu durum aynı zamanda toplumda siyasetçiye olan güveni bozuyor. Anlatıyorsunuz anlatıyorsunuz geliyorsunuz ondan sonra hiçbir şey olmamış gibi karşı tarafa geçiyorsunuz. Bu bize ters. Olamasanız dahi dimdik durarak davanıza devam edeceksiniz. Rabbim inşallah benim düşüncemdeki insanların sayısını artırsın. Yoksa aksi takdirde siyasi kurum ciddi anlamda zarar görüyor.  Yani kim kime inanacak? Dün böyle diyordunuz buradaydınız. Beş sene benim yanımda olan adam, sıralamada yer almayınca MHP’yi terk eden bizim yanımızda biten adam, MHP’lilerin de ısrarla listeye yazma dediği adam; listede yer alamayınca pat diye gidiyor Demokrat Parti’ye meclis üyesi. Böyle bir siyasetçi olunca tabi ki yeni yetişen gençlere kötü örnek ve siyaset kurumuna güvensizlik oluyor. Siyaseti bozanlar bunlar. Ben siyasetin ilkeli yapılmasının tarafıyım. Demokrasinin en büyük temsilcileri siyasetçilerdir. Siyasetçilerin yönettiği kurumun en güvenilir kurum olmasından yanayım. Seçilirsiniz seçilmezsiniz ayrı mesele. İnsan üzülüyor.

Kazanırsanız üçüncü döneminiz olacak..

İnanın ismim gelmesin diye dua ettim. “Bu dönem de dinleneyim.” diye düşünüyordum. Çünkü kendimi çok kaptırıyorum. Yorucu geçiyor. Sabahtan akşama kadar. Bir de ince bir kişiliğim var benim herhalde. Yani böyle kafama takan biriyim. İsmim gelsin diye hiç uğraşmadım. Ama bakıldı edildi aday adaylarından sen devam et dediler. Herkes sevinir ben sevinmedim. Dinlenmeyi düşünüyordum. Ama görev de verildi mi başarılı bir şekilde çalışırım. Çünkü güvenmişler bize vermişler. Ben inşaat mühendisiyim. Kendi işime ben sabah sekiz buçuktan once gitmedim. On senedir belediye başkanıyım daha bir gün belediyeye geç gitmedim. Hep sekize on kala belediyede oluyorum.

Refah Partisi’nden bu yana duruşunuzu bozmadan aynı dava içerisinde yer aldınız. Geçmişten bugüne hangi görevlerde bulundunuz?

Ben Refah Partisi’nde Ahmetli İlçe Başkanlığı yaptım. 28 Şubat sürecinde ilçe başkanıydım. Post modern darbe. O günleri yaşadık. Kapatılma hadiseleriyle karşı karşıya kaldım. Arkasından Fazilet Partisi açıldı. Orada siyasete devam ettik.  O dönem 199 yerel seçimlerinde belediye başkan adayı olmam istendi. Bülent Arınç aradı. Ben ‘Diğer arkadaş daha çok çalışırım seçimi alırım diyor. Onun olması daha iyi. Benim ismim gönderilmiş ama ben seçimi alamam önümü göremiyorum. O olursa daha iyi olur” dedim. Bülent ağabey bana demişti ki; “Ahmetçim onun ayakları yere değmiyor sen gir.” Diğer aday olmak isteyen arkadaşım da yanımdaydı telefon konuşması sırasında.  Seçimi kazanamadım. Kazanamayacağımı bile bile aday ol dediler olduk.  Fazilet Partisi de ondan sonra kapatıldı zaten. 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde AK Parti kuruldu. İşte dava adamlığı böyle birşey. Ucunda ölüm var yürü yürü. Biz hiçbir şekilde çizgimizi değiştirmedik. Daha sonra dediğim gibi AK Parti kuruldu. Kurucu ilçe başkanı oldum. Birinci dönem belediye başkanlığımda belediye başkan adayı olacaklar ilçe başkanı adayı olmasınlar denildi. Ben teşkilatın oturması açısından dava adamı olmak açısından “Ben ilçe başkanı olarak kalayım dedim”. Ki şansım daha fazlaydı.  Bazı arkadaşların ilk kez partiye gelip belediye başkan aday adayı olmalarından utandım.  Beni onlarla karıştırırlar sonra “Bu da koltuk hastasıymış” derler diye olmadım. 2004’te ilçe başkanı olarak kaldım teşkilatın başında. Ki şansım 2009’dakinden daha fazlaydı. Çünkü teşkilatın oturması lazım. Bak Alaşehir Teşkilatı oturamadı  ve hiçbir zaman seçim alamadık. Çok sık başkan değişimi iyi olmuyor. Halkın alışması gerekiyor yönetime. Ondan sonra Allah nasip etti  2009 yılında  aday olduk kazandık. 20014’te tekrar aday gösterildik tekrar kazandık. Allah nasip etti. Bu dönem tekrar yürüyeceksin diyorlar yürüyoruz uzun ince bir yolda.

AK Parti Ahmetli İlçe Teşkilatı’na büyük katkılar sağlamışsınız. Küçük bir ilçe olarak hep geri planda kalan Ahmetli son yıllarda hızlı bir şekilde gelişmeye başladı..

Biz geldiğimizde Ahmetli’nin her tarafı tüm yolları çamurdu. Bir karış parke taşımız yoktu. Garajımızda bir tane arabamız yoktu. Bugün geldiğimiz noktada şükürler olsun ki bir sürü aracımız var. Yollarımızın her tarafını bitirdik. Eksik yol bırakmadık. Şu an doğal gaz getiriyoruz. Bu nedenle yollar kazıldı tabi. Doğal gaz çalışmaları da bitince inşallah tekrar başkanlık nasip olursa yollarımızı çok daha iyi bir şekilde yenileyeceğiz. Ahmetli’mizde öğrenci sayısı şu an 2 bin 500’e ulaştı. Müteahhidim ben göreve geldiğimden beri müteahhitliği de bıraktım. Şu an 13-14 tane müteahhit var. Hızlı bir yapılaşma var. Sanayide bir tane fabrikamız yoktu. Şu anda 2 bin kişinin çalışacağı şekilde altı tane fabrikamız var yedincisi yolda. Nüfusumuz 16 bin 500’e ulaştı. Biraz daha cazibe merkezi haline geldik gibi. Yeni hastanemiz yapılıyor. Güzel şeyler oluyor.

Makam aracınıza ailenizi asla bindirmediğinizi ve bunu bir prensip haline getirdiğinizi öğrendik..

Evet böyle özel bir durumumuz var.  Hanımım çocuklarım da öyle. Belediyeye gelmezler gitmezler girmezler çıkmazlar. Oğlum kendi emeğiyle geçinen biri. Çalışan biri. Hanımım da daha makam arabasına değil binmek parmağı dahi binmemiştir. Beraber bir yere gidecek olsak ben makam arabasıyla gidecek olsam, hanımıma araba kullanmaya öğrettim. Arkadan bizim kendi özel arabamızla gelir.

Siyasetin bu kadar kirlendiği bir dönemde siz numunelik kalmışsınız. Umarım tüm siyasetçilere ve yöneticilere örnek olur.. Sizin gibi düşünenlerin sayısının artması dileğiyle..

Üniversiteden beri hep siyasetin çirkin yüzünü gördükçe kızmışımdır. Ben de biraz abarttım gerçi. Daire içinde gezip “Bu iş böyle olur” diyorum.. Evime makam arabasıyla gelip gitmedim. Daireye de hep erken gelmişimdir. Sabah kahvaltısı yapmamışımdır. Öğlen de yemeye çıkamamışımdır. Akşamleyin yiyorum yemeğimi. Siyasetin bana kazandırdığı tek şey tek öğün yemek yemek.

 

 

Bu habere de bakabilirisiniz

Atatürk’ün öldüğü yıl kuruldu, 273 çeşit incir fidanı koleksiyonu oluşturuldu

Dünyanın en önemli incir üretim merkezi olan İncirliova Erbeyli’de Atatürk’ün ölüm yılında kurulan İncir Araştırma …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: