Özel: AK Parti’nin aday listelerinden çok memnunuz

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ile Manisa XGarden Restorant’ın doğal ortamında seçim sürecini konuştuk. Yoğun seçim çalışmaları arasında ManisaTürk’e zaman ayıran Özgür Özel, Berna Memiş’in sorularını yanıtladı. Seçim atmosferini değerlendiren Özel, Manisa’dan İzmir’e, Ege Bölgesi’nden ülke geneline önemli açıklamalarda bulundu.

Röportaj ve Fotoğraflar: Berna Memiş

AK Parti’nin Ege Bölgesi’ndeki listelerinden çok memnun olduklarını belirten Özel, “Ak Parti kurulduğu günden beri  Ege Bölgesi’ndeki en düşük oyları alacak” dedi. Özel ayrıca partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin şimdiye kadar hiç görülmedik bir rüzgarla ilerlediğini söyledi.

Seçim bölgeniz Manisa CHP listelerine gelen tepkilere gelen eleştirilere ne diyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olmasıyla beraber merkez yoklamasını terk etmişti. Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olduğu günden itibaren Manisa’da sürekli önseçim yapılıyordu. Bu da hepimiz için son derece rahatlatıcı bir unsurdu. Ancak bu baskın seçim önseçimi takvim olarak olanaklı kılmadı. Bundan en çok rahatsız olan benim. Çünkü ben geçen seçimde Türkiye rekoru kırmış, Türkiye’de en yüksek oy oranı almış ve yüzde 86 oy oranıyla seçilmiş bir kişiyim. Geçen ön seçimde kullanılan 13 bin oyun 11 bin 650’sini almak suretiyle bugüne kadar ön seçimler tarihinde görülmemiş bir sonuç  yakalamıştım. Ki o zaman Grup Başkanvekili değildim. Bugün bir önseçim olması durumunda yine ilinde önseçime giren, önseçimden başarıyla çıkan, bunun mutluluğunu ve gururunu yaşayan bir isim olmak isterdim.

Listelerde önemli etkiniz nedeniyle siz de bu tepkilerin hedefinde yer aldınız..

Önseçim olduğunda kimse ne partiye ne merkez yönetim kuruluna ne de bir başkasına bir söz söyleyemiyor.. Herkes üyenin belirlediği karara saygılı oluyor. Ancak bu baskın seçim önseçimi olanaklı kılmadığı için mecburen merkez yoklaması yapıldı. Diğer partilerden gelen eleştirileri çok gülerek tebessümle izliyoruz   Kendisi hiç önseçim yapmamış, önseçime girmemiş isimler, tüzüklerinde bu olmayanlar, kendileri de atamayla gelenler CHP’nin atama yapmasını yadırgadıklarını söylüyorlar. Bu son derece komik ama bunun tabi en büyük sıkıntısı ve üzüntüsünü de ben çekiyorum. Çünkü Grup Başkanvekili olunca herkes listede bulduğu kusuru tartışmaya başlıyor ve ister istemez seni de sorumlu tutuyorlar. Bu süreçte ön seçim yapılmamasından büyük bir üzüntü duyuyorum.

Listelerde büyük bir değişim olunca eleştiriler de çoğaldı..

Listemizin çok güçlü bir yanı var ve sahada bu görülüyor. O da daha önce önseçimlerde mümkün olmayan bir şeyi, merkez yönetim kurulu ve listeyi belirleyen beş kişilik seçici heyet şu şekilde belirledi.. Manisa’da biz önseçimden dolayı bölge dengesini tutturamıyorduk ama bu kez merkezden,  Akhisar’dan Turgutlu’dan, Salihli’den ve Soma’dan ilçelerin nüfusuna ve oy potansiyeline göre ilk beş aday belirlendi. Şu anda sahadaki herkes Cumhuriyet Halk Partisi listesinin bölgesel dağılımından dolayı çok güçlü olduğunu söylüyor

İkinci sıra adayı Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı ile yarışmış ve kılpayı kaçırmış bir isimdi. Bu seçimlerde de iyi bir etki yaratabilecek mi?

Evet Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu Salih Hızlı’ya karşı kıl payı 600 oyla kaybetmişti. CHP Manisa Milletvekili Aday listesinin tamamı örgütlerden gelen, kendi ilçelerinde örgütsel olarak son derece karşılığı olan güçlü adaylar. Büyük kongre delegelikleri yapmış, ilçe başkanlıkları, belediye başkan adaylıkları yapmış isimler. Liste bu yönüyle çok güçlü. Ama tabi hiçbir liste mükemmel olamaz. Bir listenin herkesi tatmin etmesi mümkün değil. Diğer partilerin listesine bakıldığında CHP’nin listesi oldukça avantajlı durumda. Hem örgütten aldığı destekle hem ilçelerde yarattığı heyecanla bugün için CHP’nin diğer partilerin listelerine göre son derece güçlü bir listesi var. Bu Manisa kamuoyunda da herkes tarafından konuşuluyor. Bunun dışında diğer partilerin listelerini eleştirmek yaptıkları veya yapmadıklarını eleştirmek siyasi nezakete uygun olmaz değerlendirmeyi seçmen yapacak. (Diğerlerinin bizim listemizi yönelik yaptığı eleştirilerden yola çıkarak bunu söylüyorum.)

Eleştirilerden en çok hangisi sizi rahatsız etti? Ayrıca bu seçimin sizi en çok zorlayan yanı ne oldu?

Hiçbirisi beni rahatsız etmedi. Eleştiri kadar zenginleştirici bir şey yok. 120 günlük seçim süreçleri yaşamış biri olarak beni bu seçimin en çok zorlayan  tarafı  30 günlük bir süreçte bu kampanyanın bitecek olması. Şu ana kadar partimizin görevlendirmesiyle ya da özel olarak talep edildiğimiz pek çok farklı ile gittik. Hatay’dan Artvin’e pek çok yere gittik. Kocaeli, Adana, Malatya ve Ağrı’nın Patnos’unda dahi mitinglerimiz var. Bunlara sabah uçağıyla gidip gece uçağıyla dönüyoruz.  O şekilde yetişebiliyoruz ancak. Manisa’da da tüm ilçeler tüm beldeler ve köyler gelmemizi bekliyor.  O yüzden günde yedi sekiz miting yapmak zorunda kalıyoruz. Kampanya çalışmaları sabahın erken saatlerinde başlıyor, bu çalışmalar özellikle ramazan ayı boyunca sahur vakitlerine kadar sürdü. Hem sesi korumak hem fiziksel olarak ayakta kalabilmek, öte yandan diğer partilerin yaptığı bazı değerlendirmelerle ilgili Grup Başkanvekili olarak cevap vermek gerekiyor. Çok yoğun tempolu sıkıştırılmış bir kampanya..

Ama iyi tarafı şu; şimdiye kadar hiç görülmedik bir rüzgarla ilerliyoruz. Bazı kampanyalarda rüzgar karşıdan eser bu sefer rüzgar karşıdan esmiyor. Bu sefer müthiş bir dalga var. Hem Cumhurbaşkanı Adayımız Muharrem İnce üzerinden hem CHP’nin vaatleri üzerinden hem de yerelde listenin gücü açısından keyifli bir kampanya.

Muharrem İnce’nin aday olarak belirlenmesi sürecinde neler yaşandı?

Ben bir yıldır çatı aday olmayacağını, her partinin kendi adayını çıkartacağını her partinin kendisi için en güçlü adayla yarışacağını, bir birleşme olursa ikinci turda ilkesel bir birleşme olacağını söylüyordum. Çatı aday tartışmalarında işte Abdullah Gül’ün gündeme getirildiği süreçlerde bir tweet attım ve işte 10 bin retweet 100 binlerce beğeni alan bir tweetle Abdullah Gül’ün gündemimizde olmadığını ve bundan sonraki süreçte de gündemimizde olmayacağını söylemiştim. Ben zaten bir yıldır CHP’nin bir çatı aday peşinde olmadığını, iki turlu bir seçime çatı adayın uygun olmadığını, ilk turda tüm siyasi partilerin kendi çatı adaylarını çıkartacağını söylemiştim. Bu da gerçekleşti zaten. Ayrıca bizim adayımız ilk turda hiçbir CHP’linin itiraz etmeyeceği ikinci turda da tüm partilerden oy alacak bir isim olacak demiştim.  Bu da ortaya çıktı. Recep Tayyip Erdoğan bir an önce adayımızı açıklamamızı istediğinde, “Onun keyfine isteğine göre bir açıklama olmayacak bizim keyfimize göre bizim istediğimiz gibi bir aday olacak ve bu aday onu en çok  çıldırtacak aday olacak” demiştim. Bu da doğru çıkıyor.

Muharrem İnce’nin böyle bir rüzgar yakalayacağını bekliyor muydunuz?

Ben bekliyordum. Bazı adayların isimleri geçtikçe, bazı adaylarla ilgili olur olmaz spekülasyonlar yapıldıkça, ki kamuoyuna ilan edildikten en az bir hafta öncesinden adayımızın Muharrem İnce olacağını biliyorduk artık.  Çünkü kamuoyu araştırması yaptırmış, Genel Başkanımız ve MYK’mız kararını vermişti. O süreci de çok iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Açıklanması geciktikçe ortaya çıkan gerilim.. Muharrem İnce’nin yaş gününü bekledik açıklamak için. O heyecanlı bir dalgaya dönüştü. Muharrem İnce’nin performansını çok başarılı buluyorum.. Partinin vaatleri ile kendi kampanyasını çok iyi örtüştürdüğünü, partiyi iyi anlattığını ve büyük bir başarı elde edeceğini düşünüyorum.

Sizce cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalırsa sonuç ne olur?

Gönül ister ilk turda Muharrem İnce kazansın ama gerçekçi olmak gerekirse, ilk tur yani 24 Haziran tek adam rejimini durdurma, 8 Temmuz da milletin adayı Muharrem İnce’yi seçme günü. 8 Temmuz tarihine önemli bir vurgu yapmak istiyorum. Şimdi herkes 24 Haziran’a kitlendi. Otel rezervasyonları yüzde 90 üzerinde iptal edildi. Kimse memleketine gitmiyor, tatile gitmiyor. Herkes sandığın önemini biliyor ve büyük bir katılım bekliyoruz. Ama 8 Temmuz, 24 Haziran kadar önemli bir tarih. Eğer 8 Temmuz önemsenmezse katılım oranı düşük olursa bu Recep Tayyip Erdoğan’ın işine yarar. Buna dikkat çekmek istiyoruz.

Referandumda Manisa’dan yüzde 56 oy oranı ile ‘Hayır’ sonucu çıkmıştı. Şimdi o gün hayır dediğiniz başkanlık sistemine geçiliyor.  Başkanlık sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Referandumda çok samimi şekilde karşı çıkmıştık bu sisteme. Ve demiştik ki; bu yetkiler Kemal Kılıçdaroğlu’na da verilse bir başka CHP’li adaya da verilse doğru yetkiler değil.  Aynı noktadayız. Muharrem İnce de aynı noktada. Hatta ilk gün zaten yakasındaki CHP rozetini çıkartıp Türkiye rozetini takarak, 81 milyonun cumhurbaşkanı olma sözünü vererek ve seçildiği takdirde partisiyle ilişiğini keseceğini ilan ederek, partili cumhurbaşkanı ve başkanlık sistemine CHP’nin ne kadar samimi bir şekilde karşı çıktığı görüldü.

Muharrem İnce seçimleri kazanıp Cumhurbaşkanı seçilirse neler değişecek?

Elbette bu seçimi kazanmak istiyoruz. Kazandıktan sonra adayımız Muharrem İnce’nin demokrasiye geçiş için yapacakları var. Örneğin bir partili ağzıyla konuşmama, diğer partilerin yöneticilerini hedef alıp onlarla polemiğe girmemek, diğer partinin adaylarını ve seçmenlerini rahatsız edecek sözler söylememe. Örneğin bugünkü cumhurbaşkanının ana muhalefet partisine tezek dediği, çöp dediği, terörist dediği, en ağır hakaretleri söylediği süreci yaşamayacağız. Muharrem İnce bunları yapmayacak.

İkincisi yasal olarak yapılması gerekenler var. Onu parlamentoda biz yapacağız. Bir de yasal olarak yapılması gerekenler var. Bir anayasa değişikliği gerekecek onu da hazırlayıp tüm partilerin takdirine sunacağız. Ben güçlendirilmiş bir  parlamenter sisteme geçişte en büyük desteği AK Partililerden alacağımızı düşünüyorum. Sebebi de şu onlara “Sizin Tayyip Erdoğan için hazırladığınız bu yetkileri muharrem ince kullansın mı yoksa demokrasiye geri mi dönelim?” diye soracağız. Herhalde Muharrem İnce’nin kullanmasını istemeyeceklerdir. Buradan bizim ne kadar samimi olduğumuz, Ak Parti’nin de bu abartılmış yetkileri sadece kendi genel başkanları için istediği çok açık. Muharrem İnce bu yetkileri kullanmayacak. Ama herhalde kullandığı bir dünya da en çok Recep Tayyip Erdoğan ve AK Partili yöneticiler için kabus olur. Ak Partililere sormak lazım: Bu yetkileri muharrem ince kullansın istiyor musunuz?

Bu durumun vatandaş üzerindeki etkisi ne olur?

Vatandaş açısından tek adam rejimine geçtiğimizden beri 3,5 liradan 5 liraya çıkan Dolar’ı, 6 liraya çıkan Euro’yu cumhurbaşkanının bütün kavgasına rağmen durduramadığı faizin tırmanışını bir tek adam rejimi durdurmaz o görülüyor. Bunu demokrasi durdurur. Dünyanın her yerinde demokrasi varsa olağanüstü hal yoksa ekonomi iyiye gider. Muharrem İnce’nin yönettiği ve CHP’nin çoğunluk olduğu bir Türkiye’de demokrasi olacağı için pahalılık da faiz de dolar artışı da duracak. Ayrıca dünya kadar seçim vaadimiz var. Bunların hepsi bu israf ekonomisini terk edip insaf ekonomisine dönmemizle mümkün olacak. Türkiye’de 40 yıldır sosyal demokrat sol bir parti ağız tadıyla iktidar olamadığı için bugün toplumun orta kademesi ve düşük gelir seviyesindekiler eziliyor. İşçi, çiftçi, memur, emekli ve gençler için yeni bir dönem başlayacak. Uzun lafın kısası kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak. Bugün kısa çöpün hakkını uzun çöp alıyor. Uzun çöp kim? Faiz lobisi, dolarına dolar katanlar, yedi sülalesinin yedi bin yılda harcayamayacağı parasını hesabında tutanlarla, kıt kanaat ay başını getirmeye çalışan emekliler ve çalışanlar arasındaki  dengesizlik.

Hızlı bir seçim kampanyası yürüttünüz. Bu kampanyadan çıkardığınız sonuçlar ne? Manisa’da seçim sonuçları nasıl olur?

Manisada iki ittifak yarışıyor. Eğer HDP milletvekili çıkartmazssa Manisa’da ittifaklar ya 5-5 olacak ya da 6-4 olacak. İttifaklar 5-5 olursa ittifak içi dağılımlar da önem kazanacak. Benim tahminim 5-5’lik bir dağılım olması durumunda, CHP’nin 4,  iyi partinin 1 millletvekili çıkartıp; diğer taraftan da AK Parti’nin 4 MHP’nin 1 milletvekili çıkarması gibi bir durum var. Ancak MHP çıkarabilirse güçlükle zorlukla bir milletvekili çıkarabilecek gibi görünüyor. Bizim ittifakımızın 6 alması durumunda. 4-2 ya da 5-1 olma durumu var. Manisa’da CHP en az dört çıkartacak ve beşi zorlayacak. Millet ittifakı cumhur ittifakından fazla oy alacak. Cumhur ittifakı büyük bir çöküş yaşayabilir. Cumhur ittifakının toplamda dört milletvekiline düşmesi sürpriz olmaz.

İzmir ve Ege Bölgesi geneline baktığınızda durumu nasıl görüyorsunuz?

Ege bölgesinde de millet ittifakının çok yüksek oy alacağını görüyoruz. Aydın’da İzmir’de Manisa’da millet ittifakı büyük bir başarı kazanacak. Bu bölgede CHP’nin oylarını büyük oranda artıracağını görüyoruz. Artık kenarları mavi, içerlerin kırmızı turuncu olduğu bir Türkiye tablosundan, içeriye doğru maviliklerin ilerlediğini ve kenarların çok koyu mavi olacağını görüyoruz. Bir zamanlar AK Parti’nin İzmir’i alma gibi hayalleri vardı. O hayallerin hepsi suya düştü şu anda.

Neden böyle düşünüyorsunuz AK Parti’nin listelerini zayıf mı buluyorsunuz?

Hangi yöntemle hangi akılla bu listeleri hazırladıklarını bilmiyorum. Hangi yöntemle hangi amaçla yaptıklarını bilmiyoruz. Ama ben konuştuğumda yerel dinamiklere de baktığımızda Aydın’da, Denizli’de, Muğla’da, Manisa’da İzmir’de AK Parti listelerinden bizim arkadaşların çok memnun olduğunu görüyorum. Biz memnunuz. Ak Parti kurulduğu günden beri  Ege Bölgesi’ndeki en düşük oyları alacak. Bir zamanlar İzmir’i alma hayalleri kuran Ak Parti İzmir’i AK Partilileştiremedi ama Manisa’nın İzmir’e benzer sonuç alacağını görüyoruz.

Bu habere de bakabilirisiniz

Salihli’de denetimden ödün yok

Manisa’nın Salihli ilçesinde korona virüs tedbirleri kapsamında denetim yapıldı.İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: