Sırrı Sakık ile olay röportaj: Manisa’nın ‘Sırrı’

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri Manisa’da sürpriz gelişmelere sahne olmaya devam ediyor. Seçim atmosferinin her geçen gün daha da hareketlendiği şu günlerde, HDP büyük bir atılım yaparak Sırrı Sakık ismini Manisa listesinin ilk sırasına yerleştirdi. Sırrı Sakık atağı ile Manisa’daki tüm dengeleri bir anda değiştiren HDP’nin barajı geçip geçemeyeceği tartışıladursun; Manisa’da yaşayan yaklaşık 250-300 binlik Kürt nüfus, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de tüm partilerin oy hedefinde yer alıyor.

Röportaj ve Fotoğraflar: Berna Memiş

HDP Manisa Milletvekili Aday listesinde son anda yaşanan değişiklik sonucu listenin ilk sırasından sürpriz bir giriş yapan Sırrrı Sakık, 4 Haziran tarihi itibariyle Manisa’da seçim çalışmalarına başlayarak Manisa’ya ayrı bir hareket getirdi.  Ucu bucağı görülmeyen konvoyları, mitinge dönen mahalle konuşmalarıyla Manisa’daki seçim çalışmalarına oldukça gösterişli bir şekilde başlayan Sırrı Sakık ile Anemon Otel’in @ POINT Salonu’nda görüştük. Sırrı Sakık ile röportajımıza eşi Mehtap Sakık da eşlik etti.

Manisa’ya hızlı bir giriş yaptınız. Sırrı Sakık ismi Manisa için büyük bir sürpriz oldu. Sırrı Sakık’ı Manisa’ya getiren esas sebep nedir?

Öncelikle herkese Manisa’dan merhabalar. Bu dönem Manisa halkının onayını almak üzere Manisa’da bulunuyorum. 1990’lı yıllardan bugüne kadar bu benim dördüncü seçim bölgem.  30 yıldır aktif siyasetteyiz. Bizi bütün Türkiye halkları çok iyi bilirler. Biz demokrasi ve özgürlükleri hayata geçirmek için o kent senin bu kent benim siyaseten dolaşan demokrasiye katkı sunan bir gelenekten geliyoruz. Daha  önceleri birkaç dönem Muş’ta sonrasında Adana’da bir milletvekilliği dönemim var. Sonrasında ise Ağrı’da Belediye Başkanlığı  dönemimiz oldu. Bugün de yolumuz Manisa’ya düştü. Bu ülkenin her karış toprağı bizim. Kültürüyle kimliğiyle işte bizim ülkemiz.

Manisa’ya gelmeniz Manisa’daki tüm dengeleri değiştireceğe benziyor. Bu sürpriz çıkışınız sadece Manisa’yı değil, Türkiye’yi etkileyecek bir gelişme gibi görünüyor.

Çok uzun zamandır Manisa’dan böyle bir talep vardı. Aslında ben 24 Haziran seçimleri için başvuruda bulunmamıştım. Birçok seçim bölgesinden talepler vardı. Ağrı, Muş, Bursa’dan Aydın’a İzmir’e kadar birçok yerde talep vardı. Özellikle Manisa’da yoğun bir talebin olduğunu ve buradaki HDP’lilerin bir vekil çıkarmak, hatta iki vekili zorlayabilecekleri noktasında “Siz gelirseniz katkınız olur” dediler. Ben müracaat etmediğim halde böylesi bir görevi tabiî ki baş göz üstüne kabul ederek geldim. Ve burası sanayinin tarımın kenti. Burası acıların yaşandığı bir yer. Burası madencilerin hayatlarını kaybettiği bir yer. Biz de 30 yıldır aktif siyasetin içerisinde olan birisi olarak bu sese ses olabilir miyiz. Buralarda demokrasi kalelerini daha çoğaltabilir miyiz mi düşüncesinden hareketle Manisa’ya geldik. Biz 4 Haziran’da bu kente giriş yaptığımızda halkımıza sözümüz şuydu: 24 Haziran’da meşaleyi yakacağız Türkiye’yi aydınlatacağız. Buradan demokrasi taleplerini seslendireceğiz. Ama sağolsun Manisa halkı bir bütünlük içerisinde 4 Haziran’da meşaleyi yaktılar. Biz çalışmalarımızı o ruhla sürdürüyoruz. Manisa’da kararlıyız inanıyoruz halkımızla buluşacağız. Hukukun huzurun ülkesine katkı sunmak adına Manisa’dayım.

Manisa’da  250 – 300 bin civarı Kürt vatandaş yaşıyor ve yaklaşık 115 bin Kürt seçmen bulunuyor. Yüksek bir sayı. Bu sayı yüksek bir sayı olduğu için Manisa’daki Kürt oyları belirleyici rol oynuyor. Özellikle son yıllarda, HDP’nin kalesi diyebileceğimiz mahallelerde AK Parti aktif oldu.  HDP’den giden oyları geri almaya mı geldiniz?

Biz de tam bu noktada “One minute” diyoruz. Durun bir dakika. Artık yok burada..  Ayrıca biz sadece Kürt seçmene hitap etmiyoruz. HDP bütün renklere bütün kimliklere öncülük ediyor. Biz de burada sadece Kürtlere yönelmeyeceğiz. Diğer kesimleri de kucaklayacağız.

CHP’den de size bir hayli oy gelecek gibi görünüyor Manisa’da..

Eğer bu ülkede gidişattan herkes rahatsızsa yapılması gereken tek şey vardır. HDP’nin saflarında saf tutmak. Eğer biz parlamentoya gidemezsek çok açık net olarak söylüyorum. Barajın altında kalırsak bizim 80-100 vekil arasındaki çıkartacağımız vekillerin büyük bir çoğunluğu Cumhur İttifakı’na gidecek. O zaman artık Türkiye’nin yeniden bir karanlık döneme gireceğinin göstergesidir. O yüzden herkese önemli görevler düşüyor. Başta sol sosyal demokrat ve bu ülkede vicdanı nasırlaşmamış herkes bu muhasebeyi yapmak zorundadır. Biz kilit parti olabiliriz. Burada kadınlardan, gençlere, yaşlılara kadar herkesin bir muhasebe yapması lazım. Biz eğer çocuklarımıza iyi aydınlık bir Türkiye bırakacaksak bu safları büyütmemiz gerekir.

Manisa sağın kalesi olan bir yer. HDP buradan  milletvekili çıkartırsa tarihi bir olay olur. Manisa’dan konuşalım..  Mesela milletvekilliğini kazanırsanız Manisa’da bir eviniz olacak mı yerleşmeyi düşünüyor musunuz?

Çok isterim Manisada bir evimiz olsun şirin bir yuvamız olsun çok isterim. Her karış toprak evimiz. Manisa’da acı çekenlerin çığlığı olacağız. Tüm hayatım boyunca nerede bir haksızlık nerede bir yangın elimizde bir kova su o yangını söndürmeye gidiyoruz. Soma’da insanlar yer altında zor koşullarda çalışıyor ve hayatını kaybediyorsa biz onların yanında değilsek biz insanlığımızdan utanırız. Bakın ben yıllar önce o çocukların hikayesini televizyonda izlerken hüngür hüngür ağlamıştık. Biz bütünlük içerisinde hep bunların sesi olacağız.

Manisayı nasıl buldunuz?

Ben Manisa’yı çok sevdim Manisa çok güzel. Daha önce de çok geldim Manisa’ya. İlk kez gelmiyorum. Manisa’da bize karşı hep bir teveccüh vardı. İşte kader bugüne denk geldi. Biz burada Manisa’da yeni bir şey yaratacağız. Herkes Manisa’ya AK Parti’nin, MHP’nin, CHP’nin kalesi falan diyor. Hayır biz tam tersi burada Türkiye demokrasi güçlerinin bir kalesini oluşturacağız. Emek özgürlük cephesinin buluştuğu, halkların tüm renklerin kimliklerin buluştuğu Manisa’yı birlikte yaratacağız. Böyle bir çalışmamız böyle bir hülyamız var.  Biz burada yerelden genele kadar her şeyi birlikte dizayn edeceğiz. Manisa bunu hak ediyor. Biz Ege’nin dört bir tarafına bunları yayacağız. O yüzden artık başkalarının kalesi olmaktan çok halkların kalesi olabilecek bir Manisa’yı hayal ediyoruz.

Çok kalabalık konvoylarla dolaşıyorsunuz. Bütün Manisa sizin ucu bucağı görülmeyen konvoylarınızı, mitinge dönen mahalle konuşmalarınızı ve gittiğiniz mahallelerde yüzlerce meşaleyle karşılanmanızı konuşuyor.

-Valla şöyle biz çok mütevazi bir partiyiz. Çok fazla görkemli şaşaalı bir şeyimiz yok.

Sizin giriş oldukça şaşaalı, gösterişli oldu ve öyle de devam ediyor..

-İlk geldiğimizde belki bir özlemdi. Ama ben göremedim konvoyun arkada ne kadar olduğunu.. Kaç araçtan oluştuğunu da bilmiyorum. Sadece buradaki güvenlik birimlerinin buradaki arkadaşlara aktardığı bir bilgi var. 2 bin 460 civarında aracın bizi karşılamaya geldiği söylendi.. Ben buradan herkese teşekkür ediyorum. Yüreği demokrasi ve özgürlükler için atan her insanın böylesi bir talebi varsa biz bunu baş tacı ederiz. Fakat onun ötesindeki çalışmalarımız çok mütevazi. Ama biz mahallelere gidiyoruz. Bir küçük karşılamalar şölene dönüşüyor. Bu bir özlem. Bu kentte birlikte yaşamanın ruhudur. Biz de bu kenti birlikte yönetmek istiyoruz talebidir. Daha da çok mütevazi daha da çok bir arada yaşayacak yani kutuplaştıracak değil.. Geldiğimizde tabi bu görkemli şeyden bir miktar rahatsız olan kesimler var. Bu kesimler bir miktar sağa sola saldırdılar elinde bayraklarla.. Bu bayrak hepimizin ortak değeridir. Hiç kimsenin bayrağa sarılarak bir başkasına saldırma hakkı yoktur. Bu bayrak eğer bu ülkeyi temsil ediyorsa bu ülkenin tüm yurttaşlarının ortak değeridir. Herkes bunu böyle bilmeli ve haddini bilmelidir. Bayraklarla saldırıları maldırıları kabullenmeyiz. Biz buraya kavga etmeye gelmedik.

Manisa’ya gelmenizle beraber HDP dışındaki diğer partilerden olsun, siyasilerden ve yöneticilerden olsun görüştüğünüz isimler oldu mu?

-Birçok şahsiyetle görüşmelerim oldu. Ben isim vermek istemiyorum. Miletvekillerinden tutun birçoğuyla görüşmelerim oldu. Aslına bakarsanız ben burada misafirim. Konukseverliğin evrensel yasaları harfiyen bize uygulanmalı. Ama buna rağmen arayanlar da oluyor. Uzun yıllardır parlamentodayım. Birlikte çalıştığımız isimler var.

Manisa siyasetinde gerilimli durumlar yaşansa da sokağa çıkıldığında herkes birbiriyle nezaket kuralları içerisinde görüşmelerini sürdürüyor. Radikal ayrımlar sokağa çıkıldığında yerini selama sabaha bırakıyor.. 

-Bu beni çok memnun etti. Ben de Manisa sokaklarına çıktım dolaştım gördüm. İlk gün geldiğimde o ırkçı milliyetçi saldırgan grubu bir tarafa koyuyorum. Ama Manisa hoşgörü kenti. Ben bunu gördüm. Sokakta yürüyorum. Yanıma geliyorlar. Tanışmak istiyorlar. Oyumuzu vereceğiz diyorlar. Hastaneye gidiyorum iğne yapıyorlar. Muayene eden doktor da oyunu vereceğini söylüyor. Çok teşekkür ediyorum. İğneyi yapan hemşire hanım da oyunu vereceğini söylüyor. Herkese çok teşekkür ediyorum.

Geçmiş olsun. Ne oldu nasıl bir rahatsızlık yaşadınız?

-Valla sesime biraz fazla yüklendik. Biraz da geç başlayınca, birkaç günlük çalışmayı bir güne sığdırınca ses gitti ondan dolayı. Kortizonla ayakta duruyorum. Bir de yoğun bir temasımız var. Biz sokaklara çıktığımızda binlerce insanla günlük temasımız oluyor.

İlk günkü gerginlik kısa sürede yerini alışkanlığa bırakmış gibi görünüyor. Manisa size çabuk alıştı diyebilir miyiz?

-Başta da belirttim. Biz diğer partilerle rakibiz, düşman değiliz. Ben 30 yıllık siyasi hayatımda hem parlamentoda bulunduk hem yerelde. Birbirimizi acımasızca eleştiririz. Ama düşmanlık bizde yok. Biz düşmanlıklardan yorulduk. Ölümlerden kandan yorulduk. Türkiye’nin bir hoşgörüye ihtiyacı vardır. O hoşgörüyü biz burada diğer partilerle birlikte hayata geçirebiliriz. Yani gittiğimiz her yerde biz bunu yapıyoruz. Ben birkaç yıl Ağrı’da belediye başkanlığı yaptım ama eminim ki Türkiye’nin en hoşgörülü kenti orasıydı. Çatışmaların dorukta olduğu dönemde bile orada bir tek insan huzursuz olmadı. Yani insanlar gecenin geç saatlerine kadar dışarıda oldular. Öylesine bir dualar kenti oluştu.

-Daha uzlaşmacı daha birleştirici konuşuyorsunuz. Sizinle röportaj yapacağımızı tesadüfen duyan bir Kürt arkadaşım size bir soru sormamı istedi.  Dedi ki: HDP bizlerin hakkını koruyor ve savunuyorsa, ben de kürdüm benim yeğenim de Kürt ve Van’da vatani görevini yapıyor. Yarın öbür gün Allah korusun teröristler benim yeğenimi vuracak olsa HDP benim hakkımı savunmuş mı oluyor?

-Bunu inanarak söylüyorum. Biz hiçbir insanımızın ölmesini istemiyoruz. Sorunlarımızın barışçıl bir biçimde çözülmesini istiyoruz. Yani diğerleri öldürme ve  öldürerek sorunları çözmek istiyor. Hayır Biz ikna ederek, silahların bırakılabileceğini kanın duracağını ölümün duracağını.. Hatta şunu yürekten söyledim.  Manisa’ya girdiğimiz ilk gün yaşanan gerilimler sırasında ve sonrasında çekim yapan polisler vardı. Güvenlik tedbiri alan polisler vardı. Ey polis arkadaşlar adınız asker polis Kürt Türk hiç fark etmez. Bir siyasetçi olarak şunu söylüyorum: Size gelen her kurşun bana gelsin. Ben böyleyim. Siyasetçi böyle olmalıdır. Bunu yürekten söylüyorum. Biz eğer bir sorunu çözeceksek, asla risk almaktan korkmamalıyız. Siz eğer gerçekten inanıyorsanız o insanların ölümü karşısında siz kendinizi yani siper edebilmelisiniz. Bariyerler oluşturabilmelisiniz. Bakın ben parlamentoda bulunduğum dönemde uzman çavuşlar ile ilgili soru önergesi vermiştim. Uzman çavuşlar en çok cepheye gidip çatışan ölenlerdir. Ama uzman çavuşlar emekli olamazlar. Sözleşmeleri bittiğinde çekip giderler. Uzman çavuşların çocukları aileleri ordu evlerine giremezler. Ben bunları çıkıp  kürsüde çok yürekli bir şekilde savunanlardanım. Ama genel kurmaydan açıklamalar: Bu size mi düştü? Aramıza nifak mı sokuyorsunuz? Ben nifak mifak sokmuyorum. Adil ve adaletli bir insanım. Ölüme gönderdiğin insana saygı duyacaksın. Ölüme gönderdiğin insanın emekli hakkını yaşam hakkını sosyal hakkını vereceksin. İnsanla yaşayabileceği alanları açmalısınız. Size o sualleri soranlara.. Biz her ölen insanın acısını yüreğimizde beynimizde hisseden bir siyasi gelenekten geliyoruz. Yani böyle bir yapım da vardır. Kimliğine bakmam bir yerde acı yaşanıyorsa şu Kürt müdür Türk müdür diye değil, acı nerede yaşanıyorsa acıları sonlandırmak adına elimizden ne geliyorsa onları yapıyoruz.

Manisa’ya geleli bir hafta oluyor. Bu süreç içinde bürokratik engellerle karşılaştınız mı?

-Şimdi Sayın Valimizle görüşeceğim. Buraya gelmeden önce kendisiyle telefonla bir görüşmemiz oldu. Bugün de kendisini ziyaret edeceğim.  Bu kente çok olumsuz bir şey yok. Hoşgörü kenti. Bir kente gidiyorsam o kentin yöneticileriyle bir merhabalaşmak bir oturup sohbet etmek ve birbirimizle tanışmak isterim. Bu kentteyim bu kentin milletvekili adayıyım. İlk önce bu kentin yöneticileriyle tek tek görüşmek onları aramak benim görevimdir.

Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nda miting yapmanıza izin verilmediğini öğrendim. Son durum nedir?

Buradan çağrımdır. Bu konuda hiçbir keyfiyete boyun eğmeyiz. Meral Akşener nasıl halkın iradesiyse biz de bir o kadar halkın iradesiyiz. Meral Akşener’e tanınan hak hukuk neyse HDP’ye de o hak tanınmalıdır. Tanınmadığı zaman da kıyametleri koparırız. Biz hayatın her alanında uzlaşı diyalog müzakereden yanayız. Ama siz yani Akşener’e vereceksiniz AK Parti’ye MHP’ye vereceksiniz. Bize dönüp bunları yapmaya hiç hakkınız yok hiç.  Şu ana kadar arkadaşlarımız görüşüyorlar. Belki sayın Valimizle yaptığımız görüşmede de gündeme getireceğiz. O konuyla seçim komisyonumuz ilgileniyor. Kimseden bir ayrıcalık beklediğimiz yok.  Ramazan ayını mazeret olarak kullanıyorlarsa dün Kadir günüydü Meral Akşener orada miting yaptı. Bize hiçbir mazeret uydurmaya hakkınız yok. Başka bir karar alırsanız bunun adı siyasi bir karar olur bunun adı ötekileştirme olur. Buna da tahammülümüz yok. Gücümüz yok sizinle kavga etmeye ama sizi şikayet ederiz. Hüda’ya şikayet ederiz. Sizi  halka şikayet ederiz. Sizi hukuka şikayet ederiz. Devletlerin asıl dini adalettir. Adalet kişiden kişiye göre değişmemelidir.

1991 yılında SHP vekilliği ile aktif siyasete başladınız. Manisa’nın asları diyebileceğimiz isimlerle birlikte aynı dönemde meclis sıralarında yer aldınız. Ekrem Pakdemirli, Rıza Akçalı, Tevfik Diker, Ümit Canuyar, Yahya Uslu,

Bunların bir çoğunu bilirim. Bazıları rahmet etmiş. Birçoğu hayatta.  Hepsiyle de hemen hemen merhabamız var. İnsani beşeri ilişkilerimiz hep de olmuştur. Bu geldiğimde aramadım.
Rıza beyi biliyorum, Ekrem bey vefat etti. Tevfik Beyi de biliyorum. Emekli bir asker kendisi. Parlementoda merhabımız vardı. Konuşurduk. Bizim insani ilişkilerimiz genelde hep devam etti. O günden bugüne kadar parlamentoda bulunduğum süre içerisinde hep bu ilişkilerimiz devam etmiştir. Zaman zaman çok sert tartışmalarımız da olmuştur ama insani boyutta oturduğumuz sohbet ettiğimiz, ülkemizle ilgili ortak paydalarda buluştuğumuz noktalar da olmuş. Onların merak edip bizlere sual ettiği sorular olmuştur. Biz cevaplandırmışızdır. Evet rakip olarak görmüşüz ama asla bir kırgınlık kızgınlık asla olmamıştır. Buradan da onlara hayatta olanlara selam sevgiler, vefat edenlere de rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.

Sonraki milletvekilliği dönemlerinize baktığımda bu kez de AK Parti’nin ağır toplarıyla aynı dönemlerde meclis sıralarında yer almışsınız. Örneğin Bülent Arınç, Hüseyin Tanrıverdi…  Recai Berber.. Şu an listeye alınmadı.  İsmail Bilen. Yine listede.. İsmail Bilen’den konuşabiliriz aslında..

Benim hemşerim, Muşludur. Kendisini bilirim. Muşlu Bulanıklı bir arkadaşımız. Artık deniz bitti. Artık böylesi bir doğulu oyları almak için aday gösterilme dönemi bitti. Biz geldik. Öz burada. Öze yönelme olacaktır. Daha çok bu halkın dertlerini sorunlarını kendisine dert edinen insanlara halkımızın yöneleceğini biliyorum. Yani artık şurada şu partide Kürt adayların olmasının fazla bir esprisinin olmadığını.. Kürtler de az çok biliyor ki onlar için bedel ödeyen, onlar için gecesini gündüzünü birbirine katan, onlar istedi diye buraya gelen birileri varken o tarafa doğru yolculuk edeceklerini düşünmüyorum.  Bülent Bey’le de bir hukukumuz var. Sevdiğim bir politikacı. Kendisi de bu kentten; zaman zaman da görüşür konuşuruz.

En son ne zaman görüştünüz?

-En son birkaç gün önce telefonla görüştük. Yani ben bu kente geliyorum. Böylesi bir hukukumuz var. Benim çok geniş yelpazede bir hukukum var.

Ne diyor Bülent Arınç’ın yorumu nedir Manisa’dan aday olmanızla ilgili?

-Ben “Manisa’ya sizin kente gidiyorum” dedim. “Hayırlı uğurlu olsun” dedi. Ben kente geldiğimi birçok siyasetçiyle paylaşıyorum. CHP’den, AK Parti’den olan..  Hatta ben bu kente geldiğimde belediye başkanını da aradım ama geri dönüşü olmayınca.. O onun sorunu..

Hangi belediye başkanını aradınız? Büyükşehir mi? Cengiz Ergün mü?

-Evet Cengiz Ergün’ü.. Özel kalemim aradı. Ama bize geri dönmedi. Biz olsaydık o Ağrı’ya gelseydi ev sahipliği yapardık. Bakın bir taraftan buradan hem  milletvekili adayıyım, Ağrı Belediye Başkan olduğum dönemde o da burada Belediye Başkanı.. Konukseverliğin evrensel yasası var. Eminim o bizim kentimize gelmiş olsaydı biz en az birkaç kere ziyarete gider, orada bir evleri olduğunu onlara hissettirirdik. Ama canları sağolsun biz üzerimize düşeni yaptık. Aradık ama geri dönüş olmayınca da gerisi kendilerinin bileceği iş. Kendisini biliyorum tanıyorum. Aslında Manisa’da az çok her siyasi kimlikle ilgili bilgimiz var.

Mehmet Çerçi’ ye gelelim. Yine aynı dönem milletvekilliği yaptığınız bir isim. Kendisi bu kez de Yunusemre Belediye Başkanı olarak karşınıza çıkıyor. Yunusemre İlçesi Manisa için oldukça önemli bölgelerin başında geliyor.

-Parlamentoda çok gergin, sürekli Kamer Genç’e saldıran, Kamer Genç Fethullah Gülen’le ilgili bir şey söylediğinde yani yerinde oturmayan bir şahsiyetti. En çok bu yönüyle parlamentoda bilinirdi. Sonrası çok şekeri olduğu söylenildi. Öfkeli, anında parlayan biri olunca.. En çok kavgayı Kamer Genç ile yapardı. Hergün aynı kavga vardı.

Erkan Akçay MHP GrupbaşkanVekili ve Manisa Milletvekili. Manisa Defterdarlığı’nın ardından MHP Milletvekili seçildi. Yine aynı dönemlerde vekillik yaptığınız önemli isimler arasında.. Şu an Devlet Bahçeli’nin sağ kolu, MHP Grup Başkanvekili, MHP Milletvekili aday listesinin de ilk sırasında..

Erkan bey gülmeyi inançlarına ihanet olarak algılayan bir tip. Hiç böyle gülmeyen. Sürekli kaşları gözleri çatık biri. Çok fazla da iletişimimiz olmadı. İki dönem birlikte vekillik yaptık. Manisalıların kime sıcak baktığını kime bakmadığını 24 Haziran’da göreceğiz. Manisa’da  MHP’den de İYİ Parti’den de fazla oy alacağımıza eminim.

Özgür Özel.. CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili.. Özgür bey de Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu.. CHP Manisa Milletvekili listesinin ilk sırasında..

-Özgür bey ile iki dönem milletvekilliğimiz oldu. İnsani ilişkilerimiz hep de sürüyor devam ediyor. Tur hanımla ilgili, Tur Yıldız Biçer’i çok fazla tanımam bilmem ama çalışmalarından dolayı takdir ettiğim bir isim. Listelerde göremeyince, Mazlum Nurlu da öyle. Ben mesela ön seçime çok büyük önem atfeden bir siyasetçiyim. Önseçimden gelen milletvekillerinin halkta bir tabanlarının olduğuna inanan bir siyasetçiyim. Ve demokrasi de böyle emreder. Ama 2015 seçimlerinde ön secimden çıkıp gelenlerin hepsini bu dönem Cumhuriyet Halk Partisi hepsini  liste dışında bıraktı. Tur hanım da bunlardan biri. Hatta listeler açıklandığında eşimle birlikte listelere baktığımızda Tur hanım listelerde yoktu. Bizim Tur Hanım’la hiçbir hukukumuz da yoktu. Benim Manisa’ya geleceğim gibi bir durum da yoktu gündemde. Kendisini aradım üzüntülerimi ifade ettim. Çünkü CHP’de önseçimle gelen isimlerin listede olmayışı içimi acıttı. İlhan Cihaner gibi.. Antalya’da mesela bir doktor kardeşimiz (Dr. Niyazi Nefi Kara) Deniz Baykal’ları falan sollayarak liste birincisi olmuş ama sonra hasta yatağındaki 80 yaşındaki Deniz Baykal’ı aday gösterip o doktoru liste dışı bırakan anlayışın sakat olduğunu.. Oysaki 2015 seçimlerinde önseçim yaptıkları için CHP Genel Başkanlığı’nı arayıp kendilerini kutlayıp tebrik etmişim. “Demokrasi böyle emrediyor” demişim. Aradan bir üç yıl geçiyor dönüyorlar diğer partilere benzeşiyorlar. Kadından bahsediyorlar, burada kadın yok. CHP 6. Sıraya kadın konuyor. Çok net olarak söyleyim hiç söze gerek yok. Kadının tek hayat bulduğu ve tüm kimliklerin hayat bulduğu yer HDP’dir. Bizim 2. Sırada ve 4. Sırada kadın arkadaşımız var. Türkiye genelinde  seçilebilecek yüzde 40 civarında kadın arkadaşımız var. Sözü evirip çevirmeye gerek yoktur. Ne MHP nede  İYİ Parti’nin listesinde kadının yeri yok. Hele hele CHP gibi sol değerler adına hareket ettiğini iddia eden bir partinin, kadına bakışı buysa bunu buradaki kadınların vicdanına havale etmek lazım.

 

Şu dikkatimi çekiyor; Özgür Özel HDP’ye verdiği destek nedeniyle özellikle Selahattin Demirtaş’ın içeride olmasını eleştirmesi yüzünden Manisa’da birçok kesimin tepkisine maruz kaldı. Buna rağmen siz Özgür Özel ve CHP’ye yönelik oldukça sert eleştirilerde bulunuyorsunuz..

-Ben CHP’nin doğru bir şey yaptığında kendisini takdir ediyorum. Ben eksik bulduğumda kendi partimi HDP’yi de eleştiriyorum. Siyah beyaz olarak bakmam. Bu çok dostane bir eleştiri. Bu CHP’ye ışık tutabilecek..  2015 seçimlerindeki seçim bildirgesiyle, ön seçim yapmasıyla bizi mutlu etmişti. Ama sonrası demokrasi adına bir geri adım olduğu için eleştiriyorum.

CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban, kendisi sözde değil özde sosyal demokrat olduğunu her fırsatta gösteren bir isim. Öz eleştirisini bütün kesimleri kendisine hayran bırakacak bir dürüstlükle ortaya koydu ve ön seçim olmadığı için adaylık başvurusunda bulunmayacağını açıkladı.  Hemen ardından da genel merkez tarafından belirlenen listeye olan tepkisini yine aynı şekilde açıkça dile getirdi.

-Biliyorum. O süreci takip ettim. Ama biz Semih Bey’le hiç yüzyüze görüşmedik. Fırsat bulursak ziyaret edeceğiz görüşeceğiz. Biz buralarda dostlarımızla yan yana olacağız. Biz de hep gerçek sosyal demokratlarla beraber olduk. Benim açıklamalarım bir il başkanlığının açıklamalarıyla örtüşen eleştiriler. Bunlar dostça yapılan eleştiriler. Kimse bunlar için kızmasın. Kızarlarsa da kendileri bilir. Biz hayata böyle bakıyoruz. Kendi partimize de hatalar yaptığında eleştiriyoruz. Eleştiri mekanizması hayata geçmelidir.

Eşinizle birlikte çalışıyorsunuz.. Manisa’daki seçim çalışmalarında da sizi yalnız bırakmıyor. Eviniz nerede? Nerede yaşıyorsunuz?

Biz Ankara’da oturuyoruz. Bizim sürekli göçebe bir hayatımız vardı. Ağrı, Muş, Ankara.. Burada, Manisa’da yeni bir hayat kuracağız inşallah. İki çocuk babasıyım. Eşim de Muşlu. Ailesi istanbul’da oturuyor. Kendisi sosyolog. Çalışıyordu ama bizim evlenmemizle birlikte işinden oldu. Bir trafik cezası dahi olmayan eşim, güvenlik soruşturmasıyla görevinden uzaklaştırıldı. Sırrı Sakık’ın eşi olunca ister istemez böyle şeyler yaşanıyor..  Mesleği olarak da bizlere desteği büyük. Kendisiyle evliliğimizde ikinci yılın içindeyiz.  Beraberiz yol arkadaşıyız. Beni yalnız bırakmıyor. Çalışmalara destek oluyor. Katkıları büyük. Buradan da kendisine bu önemli katkılarından ötürü teşekkür ediyorum.

Bu habere de bakabilirisiniz

Salihli’de denetimden ödün yok

Manisa’nın Salihli ilçesinde korona virüs tedbirleri kapsamında denetim yapıldı.İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: