Ergenekon davasında karar açıklandı

5718810d8685764560aecbeeTürkiye’de yakın döneme damga vuran en önemli davalardan biri Ergenekon’da temyiz kararı bugün açıklandı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, “Ergenekon terör örgütü” kabulünde isabet bulunmadığı ve delillerin toplanmasında, hukuka aykırılık gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozdu.

Ergenekon Davası’nın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, Ergenekon’da delillerin toplanmasında, hukuka aykırılık gördü ve hükmü tamamen bozdu. Yargıtay, “Ergenekon terör örgütü”nün, kim tarafından ne zaman kurulduğunun, suçlarının, hiyerarşik yapısının ortaya konulmaması, liderinin belli olmaması gibi nedenlerle yerel mahkemenin “Ergenekon terör örgütü” kabulünde isabet bulunmadığına hükmetti.

İşte Yargıtay’ın bozma gerekçeleri:

*Danıştay saldırısı davası, Ergenekon davası ile birleştirilmemeliydi.

*Sanıkların gece vakti ifadeleri alındı.

*Sanıklara ve avukatlara süre sınırı konularak savunma izni verilmesi, sözlü beyana izin verilmemesi hukuksuzdur.

*Sebepsiz yere davalar birleştirildi ve yargılama uzatıldı, hukuksuzdur.

*Devlet sırrı olduğu söylenen delili polis ve savcı inceleyemez. Avukat büro ve evlerinde usulsüz arama yapılmıştır.

*Askeri mahallerde usülsüz arama yapılmıştır.

*Dijital verilerin imajlarının arama mahallinde alınmaması bir kopyası sanığa verilmemesi hukuksuzluktur.

*Avukat ve müvekkili arasında gizli olması gereken görüşmeler hukuksuzca dinlenmiştir.

*Ergenekon Örgütü’nün kabulü mümkün değildir.

*Resmi kurumlar, Genelkurmay Başkanlığı, emniyet, “Ergenekon yok” dediği halde bu hususların dikkate alınmaması hukuksuzluktur.

*Ergenekon isimli terör örgütü yoktur.

*Ergenekon örgütünün ne zaman nerde kim tarafından kurulduğu nasıl üye olunulduğu ispatlanamamıştır.

*Danıştay eylemi vahim eylemdir. Osman Yıldırım, Danıştay Saldırısı’ndan ceza almalıydı.

*Silivri’de kamu düzenini ilgilendiren hatalar yapılmıştır.

Aynı zamanda, Ergenekon davası ile Danıştay davasının birbirinden ayrılmasına karar verildi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ‘un da Yüce Divan’da yargılanması gerektiği ifade edildi.

CNN TÜRK’ten Kenan Şener‘in verdiği bilgiye göre, Ergenekon dosyasında 6533 sayfa vardı, 620 oturum yapıldı. 157 tanık dinlendi, mahkeme 5 yıl sürdü. 2270 sayfa mütaala vardı ve Ceza Dairesi Heyeti şöyle bir ifade kullandı; ’16 bin 798 sayfalık bir karar verildi. Bu karar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilktir’ Dosya, Yargıtay’a ulaşırken 11 çuvalla, 208 kitapla gönderildi.

Başbuğ’un açısından dosya kapanabilir

İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer davayla ilgili şunları söyledi: ”Yerel mahkeme hiçbir işlemi hukuka uygun yapmadı, hiçbir işlemi doğru değil. Tamamını bozuyoruz, esastan, usulden. Dellilerin toplanması, soruşturma aşaması, yargılama aşamasındaki savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik her şey bizim en başından beri itiraz ettiğimiz, avukatla müvekkili arasındaki görüşmenin dinlenemeyeceğine dair, savunma hakkının kısıtlanamayacağına dair ihlaller, itirazların uygun şekilde değerlendirilmemesi, uydurma deliller… Savunma tarafının itirazlarını yerinde bulan çok esaslı bir bozma kararı verilmiştir.

Daire, birleştirmeyi de, birleştirme kurallarına uygun olmadığını söyledi. Bunun için de sayın Başbuğ ile ilgili dosyanın ayrılması gerektiğini söyledi. Bu karardan sonra olması gereken sayın Başbuğ ile ilgili dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmeli, soruşturmayla ilgili konu da sayın Başbuğ ile ilgili yasal olarak sayın Başbakan’ın izin vermesi gerekli. İzin verilirse işlemlere devam edilir, izin verilmezse sayın Başbuğ açısından dosya kapanır.”

Dursun Çiçek kararı değerlendirdi

Ergenekon’da yargılanarak ceza alan ve yıllarca hapis yatanlar arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili emekli Albay Dursun Çiçek de şunları söyledi: “Çektiğimiz acıların, bize yapılan işkencelerin bedelini bir şartla affediyor, hakkımızı helal ediyoruz. O da bu suç örgütünden devletimizin, milletimizin temizlenmesidir.”

Avukat Hüseyin Ersöz ise Yargıtay’ın kararı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: ”Bu karar, Türk hukuk tarihi açısından verilen en önemli kararlardan birini oluşturuyor. Çünkü bu dava aslında Türkiye’deki muhaliflerin, sesi birazcık fazla çıkan siyasilerin, gazetecilerin sesini kısmak, askerlerin sesini kısmak, askerlerin açısından bir tasfiye gerçekleştirmek açısından kullanılan bir araç davaydı. 2008 yılından bugüne kadar baktığımız zaman bu davada görev almış hakimlerin ve savcıların tarafsızlıklarıyla ilgili olarak çok ciddi sorunları olduğunu da bu süreç bize gösterdi.

Yargıtay’ın vermiş olduğu bu karara, ‘hem ortada bir örgüt yok hem deliller şaibeli hem İlker Başbuğ görev yönünden Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmalı hem Danıştay saldırısıyla ilgili ayrılmalı’ şeklinde değerlendirmeleri ben çok önemsiyorum. Benim bu yargılamada en çok canımı acıtan şey; ‘Danıştay saldırısında hayatını kaybeden hakimlerin hatırasına yapılan hakarettir.’ Çünkü Osman Yıldırım ve Alpaslan Arslan yargılanmış ve mahkum edilmişken hukuksuz bir kararla bu dava Ergenekon davasıyla birleştirilmiş Alparslan Aslan hala cezaevinde ama Osman Yıldırım hem sanık hem tanık hem de gizli tanık sıfatı verilerek onun beyanlarına dayalı olarak bir yargılama süreci başlatılmış ve Osman Yıldırım’ın beraati sağlanmıştır. Bugün Yargıtay’ın bu adam suçludur demesi beni bir nebze rahatlattı.”

Davanın geçmişi

Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de ele geçirilen 27 el bombasıyla başlayan davanın mahkeme süreci tam 6 yıl 2 ay sürdü. 5 Ağustos 2013’te kararını açıklayan istanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılamayı Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yaptı.

Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Tuncay Özkan ağırlaştırılmış müebbet ve 22 yıl 6 ay hapis, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet, emekli Orgeneral Hurşit Tolon müebbet, Danıştay saldırısının faili Alpaslan Arslan iki kez ağırlaştırılmış müebbet, Mustafa Balbay 34 yıl 8 ay, Sinan Aygün13 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilirken, diğer sanıklara da çeşitli cezaları verildi.

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine sanıklar tahliye edildi. 13. Ağır Ceza’nın 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Başsavcılığın tebliğnamesinde, ”usul” yönünden bozma istendi.

(CNNTürk)

Bu habere de bakabilirisiniz

Turgutlu’da çalışmalar devam ediyor

Turgutlu Belediyesi Erbiller Sanayi Sitesi ve Kuşlar Camisinde çalışmalarını aralıksız devam ettiriyor.Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince …

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: