
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde salı günü sabah saatlerinde gerçekleşen silahlı saldırıda, okuldan uzaklaştırılmış eski bir öğrencinin av tüfeğiyle rastgele ateş açtığı, öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay sonrası yaşamına son verdiği öğrenildi.
Bu olayın üzerinden 24 saat geçmeden Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda benzer bir saldırı daha yaşandı. 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisinin gerçekleştirdiği saldırıda 10 öğrencinin hayatını kaybettiği, 6’sı ağır olmak üzere 13 kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırganın olayın ardından intihar ettiği kaydedildi.
Art arda yaşanan bu olaylar, Türkiye’de nadir görülen okul saldırılarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Eğitimci Kadir Sütçü, bu tür saldırıların tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek, “Uzun süre biriken krizler, kin ve öfke, aşağılanma duygusu, intihar eğilimleri, şiddet fantezileri, önceki saldırganlara öykünme ve silaha kolay erişim gibi birçok faktör bir araya gelerek bu tür trajedilere yol açabiliyor” dedi.
Sütçü, okul saldırısı gerçekleştiren öğrencilerin çoğunlukla şiddete ilgi duyduklarının, akran zorbalığına maruz kaldıklarının ve okul içinde sık sık disiplin sorunları yaşadıklarının gözlemlendiğini ifade etti.
Yaşanan olayların ardından önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Sütçü, yıllara dayanan yöneticilik deneyimiyle eğitim kurumlarına yönelik çeşitli önerilerde bulunduğunu belirterek, okul yönetimleri, öğretmenler ve ailelerin koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.