‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanıkların tahliye talepleri dinlenildi
Bu haberde ne var?
- ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanıklar ve avukatlarının tahliyeye ilişkin talepleri alındı.
- Duruşmada tahliyesine ilişkin beyanda bulunan Medya A.Ş.
- Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Fatoş Ayık "Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar…
- Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Fatoş Ayık "Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım, örgütsel...
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanıklar ve avukatlarının tahliyeye ilişkin talepleri alındı. Duruşmada tahliyesine ilişkin beyanda bulunan Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Fatoş Ayık “Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım, örgütsel faaliyette bulunmadım” derken, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı (İPA) Buğra Gökce ise “Benim örgüt namına imza attığımı söylemeye çalışan işlerin tümünü güçlü bir şekilde reddediyorum. Ben kamu görevinin gereği olan imzayı attım” ifadelerini kullandı.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasına 11’inci gününde devam edildi. Duruşmada tutuklu sanıkların ve avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasına devam edildi. Duruşmada tahliyesine yönelik beyanda bulunan Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Fatoş Ayık hakkında iddianamede, Emrah Bağdatlı ile birlikte hareket ettiği, ihale süreçlerinde aktif rol aldığı, örgüt yöneticisi Murat Ongun ve Bağdatlı’dan aldığı talimatlar doğrultusunda usulsüz ihale süreçlerini gerçekleştirdiği ve kurum adına gerçeğe aykırı faturalar düzenlendiği belirtilmişti.
“İddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım”
Ayık duruşmada “15 senedir çalıştığım kurumda amacım, işimi düzgün yapmak, iş süreçlerini kamu yararına geliştirmek ve emeğimin karşılığı olan maaşımı hak etmek oldu. Ben hiçbir zaman örgüt üyesi olmadım, hiçbir zaman iddia edilen örgütün varlığından haberdar olmadım, örgütsel faaliyette bulunmadım. Görevim, yetkim ve sorumluluklarım kapsamında hukuka aykırı, usulsüz, bir kişiyi ya da kurumu zarara uğratabilecek, bana ya da bir başkasına haksız menfaat sağlayabilecek bir eylemim olmadı. Böyle bir amaç, kast ile hareket etmedim. Benim dahil olduğum, haberdar olduğum bir suç yoktur. Sayın mahkemenizden tahliye talebinde bulunmak istiyorum” dedi.
Bir diğer tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı (İPA) Buğra Gökce hakkında ise iddianamede iştirak şirketlerde açık hava reklam mecraları, etkinlik ve organizasyon konularındaki bir kısım hukuksuz ihalelerde görev aldığı kaydedilmişti.
“Kamu görevinin gereği olan imzayı attım”
Gökce tahliyesine yönelik beyanında “Ben nasıl örgüte hizmet etmişim? Hangi örgüte hizmet ettim? Maddi para kazanmadım. Makam elde etmedim, genel sekreterlik yapmış birisi olarak geldim genel sekreter yardımcılığı yaptım. Benim örgüt namına imza attığımı söylemeye çalışan işlerin tümünü güçlü bir şekilde reddediyorum. Ben kamu görevinin gereği olan imzayı attım. Eylemlerde benim adımla ilgili isnatta bulunan birisi yok. Hiçbir suç işlemedim. Hayatımın bu zamanına kadar en ufak bir suça bulaşmadım, örnek bir yaşam sürdüm. Sizden adalet istiyorum. Başka bir talebim yok” şeklinde konuştu.
Tahliyesine yönelik beyanı sorulan bir diğer tutuklu sanık İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten hakkında ise iddianamede yapılan değerlendirmede, siluete uygunluk raporu adı altında ruhsatlandırma süreçlerini uzattığı, bu doğrultuda talep sahiplerinden örgüt adına para talep ettiği belirtilmişti.
“Kentin ve kamunun hakkını korumak için çalıştım”
Gülten duruşmada “Hakkımda menfaat talep ettiğime ilişkin doğrudan bir beyan veya somut bir fiil ortaya konulamamıştır. Benim bir suç örgütü içerisinde hareket ettiğimi gösteren somut bir fiil, talimat ilişkisi veya örgütsel bağ ortaya konulabilmiş değildir. Hakkımda örgüt üyeliğine dayanak olarak gösterilen hususlar 5 yıl imar müdürlüğü ve 1 yıl imar ve şehircilik daire başkanı olarak yürüttüğüm kamu görevinin gereği olan iş ve işlemler ile mesleki temaslardan ibarettir. Meslek hayatım boyunca imar mevzuatını uygulamak, kaçak ve hukuka aykırı yapılaşmayla mücadele etmek, kentin ve kamunun hakkını korumak için çalıştım. Projesini mevzuata uygun hazırlamayan, yükümlülüklerini yerine getirmeyen veya istediği yapılaşma hakkını elde edemeyen kişilerin tepkileriyle çok kez karşılaştım. Buna rağmen görevimi yaparken kişilerin kim olduğuna değil, mevzuatın ne söylediğine baktım. Hakkımda ileri sürülen kişisel bir menfaat sağladığıma, bir başkasına menfaat sağlamak amacıyla hareket ettiğime, hukuka aykırı bir talimat aldığıma veya suç oluşturabilecek kişisel bir müdahalede bulunduğuma ilişkin somut bir fiil ortaya konulmuş değildir. Geldiğimiz aşamada tutukluluğun devamının gerekli ve ölçülü olmadığını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Duruşmaya diğer sanıkların tahliyeye yönelik beyanları ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.