Site Rengi

enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
13,7608
EURO
15,6109
ALTIN
789,17
BIST
2.038
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Manisa
Çok Bulutlu
16°C
Manisa
16°C
Çok Bulutlu
Cuma Sağanak Yağışlı
17°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
18°C
Pazar Sağanak Yağışlı
20°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C

Tahtalı Barajı’nda İzmir’e 460 gün yetecek kadar su var

Tahtalı Barajı’nda İzmir’e 460 gün yetecek kadar su var

İzmir’in en önemli su kaynağı Tahtalı Barajı’ndaki su seviyesinde geçen yıla göre artış yaşandı. Aktif doluluk oranı yüzde 50.68 olan baraj, hiç yağmur yağmasa dahi İzmir’e 460 gün yetecek kadar su bulunduruyor.
İzmir’de geçen yıl meydana gelen rekor yağışlar, barajların su seviyesini önemli ölçüde artırdı. Kentin en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’ndaki son durum ise yüz güldürdü. Aktif doluluk oranı yüzde 50.68 olan Tahtalı Barajı’ndaki su seviyesi, bir önceki yıla göre arttı. Tahtalı’da, hiç yağmur yağmasa dahi İzmir’e 460 gün yetecek kadar su bulunduğunu belirten İZSU Su Arıtma Dairesi Başkanı Hakan Alpsoykan, diğer barajlardaki doluluk oranlarının da iyi seviyede olduğunu kaydetti. Alpsoykan, barajlardaki durum yüz güldürse de kaynakların tasarruflu kullanılması konusunda uyarıda bulundu.

“Barajların durumu iyi”
Alpsoykan, “Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranında geçen seneye göre artış var. Bu da, hiç yağış olmadığı takdirde İzmir kentine 460 gün yetecek kadar suyumuzun bulunduğunu gösteriyor. Barajdaki bu doluluk oranının nedeni, geçen yılki yağışlar. Yağmur hasadı, her sene ekim ayında başlıyor. Şu anda 3-4 günlük yağışımız var. Bu sadece toprağın doymasını sağladı. Dereler daha akışa geçmedi. Umudumuz, kasım-aralık aylarında yağışların gelmesi. İzmir’in diğer barajlarında da durum iyi” dedi.

Gördes düştü, diğer barajlar arttı
İzmir barajlarındaki doluluk oranları hakkında bilgi veren Hakan Alpsoykan, şöyle konuştu: “Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı yüzde 50.68. Bir önceki sene bu miktar yüzde 38.26’ydı. Balçova Barajı’nda bir önceki sene aktif doluluk oranı yüzde 15.65 iken, şu an bu oran yüzde 35.31. Alaçatı Barajı’nda bir önceki sene yüzde 15.66 doluluk oranı varken, bu sene bu oran yüzde 38.51 oldu. Gördes Barajı’nda geçen sene yüzde 5.45 doluluk oranı varken, şu an yüzde 1.56. Ürkmez Barajı’nın aktif doluluk oranı geçen sene yüzde 31.58 iken, şu an bu oran yüzde 40.52. Alaçatı Barajı’nda geçen seneye göre yüzde 25’lik daha fazla suyumuz var. Orada da hiç yağış olmadığı takdirde 440 gün yetecek kadar suyumuz mevcut. Balçova Barajı’nda hiç yağmur yağmadığı takdirde 150 günlük su bulunuyor. Gördes Barajı’ndaki su kaçırma durumu, Devlet Su İşleri tarafından onarıldı ancak o bölge geçen yıl yağış almadığı için barajda çok kısıtlı miktarda su kaldı. Bu yüzden bu yılki doluluk oranı yüzde 1.56’ya düştü.”

“Tasarruflu kullanalım”
Su kaynaklarının tasarruflu kullanılması konusunda uyarıda bulunan Alpsoykan, “Bizim suyumuz az olsa da çok olsa da tatlı su kaynakları zaten dünyada kısıtlı. Suyu çok dikkatli tüketmek zorundayız. 2 sene önce, daha önceki senelere göre barajlardaki doluluk oranları düşüktü. O seneye göre çok iyi durumdayız ancak yine de suyu tasarruflu kullanmamız önemli” ifadelerini kullandı.

Tesislerde arıtılıyor
Barajlardaki suyun işlenme sürecini de aktaran Alpsoykan, “Kentlerin içme suyu, hem yeraltı sularından hem de yüzeysel su kaynaklarından temin edilir. Yüzeysel su kaynaklarında konvansiyonel içme suyu arıtma tesisleri vardır. Su, Tahtalı Barajı’ndaki pompa istasyonundan içme suyu arıtma tesisine gider. Su ilk önce havalanır, içindeki oksijen miktarı artırılır. Daha sonra ilk dezenfeksiyon olarak klorlaması yapılır. Ardından suda istenmeyen partiküller, kimyasallarla işleme tabii tutulur. Bu partiküller çökeltim tanklarında çöker. Tanktan çıkan su kum filtrelerine gider. Filtrelendikten sonra son klorlaması yapılarak içime sunulur. Bu sistem dünyanın her yerinde böyledir” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.