MANİSATÜRK
Biz sadece haber veririz yorum sizin...
EGE GUNDEMİ

Ertan Yıldız’ın şoförü: “Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım”

27.08.2026 admin 5 dk okuma
6035 kez okundu
ManisaTürk Haber
Yazı Boyutu
Akıllı Okuma Asistanı

Bu haberde ne var?

  • "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız’ın şoförü tutuk...
  • Sonra Bakırköy Belediyesine gittik.
  • Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı.
  • Ertan Yıldız bana, ’ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım’ dedi.

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasında savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız’ın şoförü tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, “Bir gün, Ertan Yıldız bana bir koli verdi. Sonra Bakırköy Belediyesine gittik. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı. Ertan Yıldız bana, ’ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım’ dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım” dedi.
“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına 6’ıncı gününde devam ediliyor. Duruşmada, İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız’ın şoförü tutuksuz sanık Bayram Yıldırım savunma yaptı. Sanık Yıldırım, soruşturma aşamasında itirafçı olmuştu. İddianamede, Capa City AVM otoparkında Ali Sukas’ın şoförü Ahmet Erbek vasıtasıyla Ertan Yıldız’ın şoförü Bayram Yıldırım’a rüşvet parası teslim edildiği öne sürülmüştü.

“Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım”
Tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, etkin pişmanlık ifadesinin geçerli olduğuna değinerek, “2019 yılında Ertan Yıldız’ın makam şoförü olarak işe başladım. Yıldız’ın ev ve özel işlerine de giderdim, ailesine de bakardım. Bir gün, Ertan Yıldız bana, bir koli verdi. Sonra Bakırköy Belediyesine gittik. İbrahim Özkan’ın şoförü Mustafa’yı aradım, içerisinde ne var diye sordum. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı. Ertan Yıldız bana, ’ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım’ dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım. Buraya geldiğimde savcılıkta, ‘etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum’ dedim ve bildiklerimi anlattım” ifadelerini kullandı.
Sanık Yıldırım, “Savcılık bana, paraların kimlere gittiğini sordu, ben de Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu’nun ismini verdim. Savcıya, ‘paralar onlara gidiyordur sanırım’ dedim. Savcılığa, ‘sandıkların olduğunu, paraların olduğunu’ söyledim. Beraatımı istiyorum. Ertan Yıldız cezaevine girdiğinde odasını şoförü olarak ben boşalttım. Eşyaları toplarken, bir çekmecede market kartları gördüm. Onları alıp, emniyete götürdüm. Benim bu konuda yalan söylediğimi, odada kartların olmadığını iddia ediyorlar. Ben o kartları odada değil de nerede bulacaktım” diye konuştu.

Mahkeme başkanı, Yıldırım’a etkin pişmanlık ifadesindeki, “Bir yemek dağıtım firmasının araçlarında para gelirdi” iddialarını görüp, görmediğini sordu. Yıldırım, “Görmedim, şoför arkadaşlardan duydum” diye cevap verdi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Şoförlerin hiçbiri seni doğrulamıyor. Onlar mı doğru söylemiyor, sen mi doğru söylüyorsun?” dedi. Yıldırım, soruyu yanıtsız bırakarak beraatini talep etti.

“Bu paranın rüşvet olduğunu bilseydim, asla götürmezdim”
Adem Soytekin’in çalışanı tutuksuz sanık Altan Gözcü de savunmasında, “Adem bey bir gün bana Erdal bey ofisine gidip, para vereceğini söyledi. Erdal beye gidip çanta içerisinde para aldım. Bir gün, Erdal beyin kardeşi Serdal bey bana bir paket verdi. Bu paketi Adem beye teslim ettim. Ben bu paranın rüşvet olduğunu bilseydim, asla götürmezdim. Ali Kurt isimli şahıs Adem Soytekin’in yanında tanıdım. Ali Kurt’a bir gün para teslim ettim. Bir keresinde de Adem Soytekin vasıtasıyla kendisinden şirket adına araç satın aldım. Hakkımdaki iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. KİPTAŞ’ın herhangi bir projesinde ne bir daire ne bir iş yeri de de kendi adıma ne de bir yakınım adına bir yerim yok, hiç olmadı da” dedi.

“Satın aldığımız evleri Aso İnşaata geri verdik”
Bir dönem Adem Soytekin’in yanında idari müdür olarak çalışan tutuksuz sanık Bülent Yılmaz ise savunmasında, “Eşim adına bir daire aldım. Eşimin ailesi Pendik Kurtköy’de kirada oturuyorlardı. Onları da ev sahibi yapmak istedim. Eşim işten ayrılmıştı, tazminatını almıştı. O paraları değerlendirmek için ve taksitli ödeme imkanı uygun olduğu için bir ev aldık. Yaklaşık 2 hafta sonra da Adem bey tarafından üzerimizdeki 2 tane daire alındı, paralar bize geliyordu. Aso İnşaat’tan şahsıma geliyordu. Bizden ödemeler yapılıyordu. Geri verdik şu anda evleri. Evler 3 hafta önce iade edildi. Satın aldığımız evleri Aso İnşaata geri verdik. O evlerden dolayısıyla gelen paralar iş avansıma kesildiği için şu an ben firmaya borçlu gözüküyorum” ifadelerini kullandı.

“Fatih Keleş’e Adem Soytekin tarafından 2 milyon TL nakit mi çek mi verildi bilmiyorum”
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı sanığa, “Fatih Keleş’e 2 milyon TL para istendiği yönünde bir beyanınız var. Bu süreçle ilgili Metin Gül ve Adem Soytekin’le bir anlaşma yapmışlar. Metin Gül bu fiyata 2 milyon TL para eklenmesini, paranın Fatih Keleş’e verilmesini söyledi. Adem bunu kabul etti demişsiniz. Bu konu gerçekleşti mi?” diye sordu.
Sanık Yılmaz, “Benim Metin Gül ve Adem Soytekin’den duyduklarımdır onlar. Rakama 2 milyon eklendiğini Metin Gül söylemişti. Bu paranın da Fatih Keleş’e verilmesini söylemişti ama paranın verilip verilmediğini, alınıp alınmadığını bilmiyorum” diye konuştu.
Savcı, sanığa ilk ifadesinde yer alan, “2 milyon TL’si Fatih Keleş’e Adem tarafından verildi ancak paranın nakit mi yoksa çek mi olduğunu bilmiyorum” ifadesini sordu. Sanık Yılmaz, “Orda verildi demedim çünkü paradan hiç bilmiyorum. Sadece böyle bir konuşma geçtiğini ama paranın verilip verilmediğini, nakit mi, çek mi olduğunu dahi bilmiyorum dedim. Hiçbir bilgim yok yani” dedi.
“2019 yılında İmamoğlu’nun belediye başkanı olmasıyla Adem Soytekin toplamda 11 tane kreş yapmıştır” sorusuna Yılmaz, “Doğrudur” yanıtını verdi.
Savcı, sanık Yılmaz’a, “Fatih Keleş’le CHP il binası yapılması konusunda ikili görüşmeler yaptım. Bu süreçlerin tamamını Fatih Keleş takip ederdi” şeklinde beyanı sordu. Bülent Yılmaz, “Fatih Bey gelip gidiyordu, Adem’le Fatih beyle çok görüşürlerdi çünkü Fatih beyle bu işten ilgilendiğinden bahsettiğim ifadem var” dedi.
Savcılık sanığın “2019 yılında İmamoğlu’nun belediye başkanı olmasıyla Adem Soytekin toplamda 11 tane kreş yapmıştır” sorusuna Yılmaz, “Doğrudur” dedi.
Çapraz sorguda savcılık sanık Yılmaz’ın, “2019 yılında yapılan İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu seçim çalışmalarındaki birçok organizasyon Adem Soytekin tarafından gerçekleştirilmiştir. Seçim sürecinde CHP’nin seçim koordinasyon merkezine dağıtılan eşantiyon malzemeleri Adem Soytekin tarafından gönderilmiştir” şeklindeki beyanın doğru olup olmadığını sordu. Bülent Yılmaz, “Doğrudur. Poşetler, çaylar, şekerler, il binasına gönderilen eşyalar ancak nerden geliyor bilmiyordum” diye yanıtladı.
Duruşma, Adem Soytekin’in kız arkadaşı olduğu iddia edilen ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren tutuksuz sanık Nezahet K.’nin savunması ile devam ediyor.

Muhabir: admin